İçeriğe geç

Arama

75 ayet bulundu

ان toplam 84 kez geçiyor (Arapça metin, i̇çinde geçen). Ayrıntılı analiz

Surelere göre dağılım (her çubuk bir sure, soldan sağa 1–114)

Mekkî Medenî

En çok geçtiği sureler: Sâffât 75

إِنَّ إِلَـٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ ۝٤

Ki sizin ilâhınız birdir.

Kelimeler

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ ۝٦

Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.

Kelimeler

وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَـٰنٍ مَّارِدٍ ۝٧

Onu her inatçı şeytandan koruduk.

Kelimeler

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ ۝٨

Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.

Kelimeler

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ ۚ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ ۝١١

Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.

Kelimeler

وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ ۝١٥

Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."

Kelimeler

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝١٦

"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"

Kelimeler

قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ ۝١٨

De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."

Kelimeler

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ ۝١٩

Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.

Kelimeler

۞ ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ ۝٢٢

Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.

Kelimeler

وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ ۝٢٤

Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.

Kelimeler

قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ ۝٢٨

Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.

Kelimeler

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَـٰنٍۭ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَـٰغِينَ ۝٣٠

"Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."

Kelimeler

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ ۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ ۝٣١

"Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."

Kelimeler

فَأَغْوَيْنَـٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِينَ ۝٣٢

"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."

Kelimeler

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ۝٣٣

O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.

Kelimeler

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ۝٣٤

İşte biz günahkarlara böyle yaparız.

Kelimeler

إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ ۝٣٥

Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.

Kelimeler

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ ۝٣٨

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.

Kelimeler

كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ ۝٤٩

Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.

Kelimeler

قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ ۝٥١

İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."

Kelimeler

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ ۝٥٢

Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"

Kelimeler

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ ۝٥٣

"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"

Kelimeler

قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ ۝٥٤

"Siz onu tanır mısınız?" der.

Kelimeler

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ ۝٥٦

Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu