İçeriğe geç
89

Fecr Suresi

الفجر

Ayet
30
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
10.
Cüz
30.
Kelime
139
Harf
584
Ebced
48.010

Mushaf'ta aç

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

وَٱلْفَجْرِ ۝١

velfecr.

Andolsun fecre.

Kelimeler
2

وَلَيَالٍ عَشْرٍ ۝٢

veleyâlin `aşr.

On geceye (Zilhicce ayının ilk on gecesine).

Kelimeler
3

وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ ۝٣

veşşef`i velvetr.

Çifte ve teke.

Kelimeler
4

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ ۝٤

velleyli iẕâ yesr.

Gitmekte olan geceye.

Kelimeler
5

هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِى حِجْرٍ ۝٥

hel fî ẕâlike ḳasemül liẕî ḥicr.

Nasıl, bunlarda bir akıl sahibi için yemin var değil mi?

Kelimeler
6

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ ۝٦

elem tera keyfe fe`ale rabbüke bi`âd.

Görmedin mi Rabbin ne yaptı Âd kavmine?

Kelimeler
7

إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ ۝٧

irame ẕâti-l`imâd.

Sütunlar sahibi İrem'e?

Kelimeler
8

ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَـٰدِ ۝٨

elletî lem yuḫlaḳ miŝlühâ fi-lbilâd.

Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.

Kelimeler
9

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ ۝٩

veŝemûde-lleẕîne câbu-ṣṣaḫra bilvâd.

Vâdide kayaları yontan Semud kavmine?

Kelimeler
10

وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ ۝١٠

vefir`avne ẕi-l'evtâd.

Kazıklar sahibi (güçlü, kuvvetli) Firavun'a?

Kelimeler
11

ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ ۝١١

elleẕîne ṭagav fi-lbilâd.

Bunlar ülkelerde azmışlardı.

Kelimeler
12

فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ ۝١٢

feekŝerû fîhe-lfesâd.

Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.

Kelimeler
13

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ ۝١٣

feṣabbe `aleyhim rabbüke sevṭa `aẕâb.

Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.

Kelimeler
14

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ ۝١٤

inne rabbeke lebilmirṣâd.

Kuşkusuz Rabbin her an gözetlemededir.

Kelimeler
15

فَأَمَّا ٱلْإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ ۝١٥

feemme-l'insânü iẕâ me-btelâhü rabbühû feekramehû vene``amehû feyeḳûlü rabbî ekramen.

Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sınayıp da ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der.

Kelimeler
16

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَـٰنَنِ ۝١٦

veemmâ iẕâ me-btelâhü feḳadera `aleyhi rizḳahû feyeḳûlü rabbî ehânen.

Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düşürdü." der.

Kelimeler
17

كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ ۝١٧

kellâ bel lâ tükrimûne-lyetîm.

Hayır hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Kelimeler
18

وَلَا تَحَـٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ۝١٨

velâ teḥâḍḍûne `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.

Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.

Kelimeler
19

وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا ۝١٩

vete'külûne-ttürâŝe eklel lemmâ.

Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haramhelal gözetmeden.

Kelimeler
20

وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا ۝٢٠

vetüḥibbûne-lmâle ḥubben cemmâ.

Malı öyle bir seviyorsunuz ki, yığmacasına.

Kelimeler
21

كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا ۝٢١

kellâ iẕâ dükketi-l'arḍu dekken dekkâ.

Hayır hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz olduğu zaman,

Kelimeler
22

وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا ۝٢٢

vecâe rabbüke velmelekü ṣaffen ṣaffâ.

Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman,

Kelimeler
23

وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ ۝٢٣

vecîe yevmeiẕim bicehenneme yevmeiẕiy yeteẕekkeru-l'insânü veennâ lehü-ẕẕikrâ.

Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlar. Fakat bu anlamanın ona ne yararı var?

Kelimeler
24

يَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى ۝٢٤

yeḳûlü yâ leytenî ḳaddemtü liḥayâtî.

"Keşke hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim." der.

Kelimeler
25

فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌ ۝٢٥

feyevmeiẕil lâ yü`aẕẕibü `aẕâbehû eḥad.

Artık o gün Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

Kelimeler
26

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌ ۝٢٦

velâ yûŝiḳu veŝâḳahû eḥad.

Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

Kelimeler
27

يَـٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ ۝٢٧

yâ eyyetühe-nnefsü-lmuṭmeinneh.

Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!

Kelimeler
28

ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً ۝٢٨

irci`î ilâ rabbiki râḍiyetem merḍiyyeh.

Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön.

Kelimeler
29

فَٱدْخُلِى فِى عِبَـٰدِى ۝٢٩

fedḫulî fî `ibâdî.

Kullarımın arasına gir.

Kelimeler
30

وَٱدْخُلِى جَنَّتِى ۝٣٠

vedḫulî cennetî.

Cennetime gir.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu