İçeriğe geç
80

Abese Suresi

عبس

Ayet
42
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
24.
Cüz
30.
Kelime
133
Harf
552
Ebced
47.031

Mushaf'ta aç

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ۝١

`abese vetevellâ.

(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

Kelimeler
2

أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ ۝٢

en câehü-l'a`mâ.

Kendisine âmâ geldi, diye.

Kelimeler
3

وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ۝٣

vemâ yüdrîke le`allehû yezzekkâ.

Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

Kelimeler
4

أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ ۝٤

ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.

Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.

Kelimeler
5

أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ ۝٥

emmâ meni-stagnâ.

Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

Kelimeler
6

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ۝٦

feente lehû teṣaddâ.

Sen ona yöneliyorsun.

Kelimeler
7

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ۝٧

vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.

Onun temizlenmemesinden sana ne?

Kelimeler
8

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ ۝٨

veemmâ men câeke yes`â.

Ama sana can atarak gelen,

Kelimeler
9

وَهُوَ يَخْشَىٰ ۝٩

vehüve yaḫşâ.

Allah'tan korkarak gelmişken,

Kelimeler
10

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ ۝١٠

feente `anhü telehhâ.

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

Kelimeler
11

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ ۝١١

kellâ innehâ teẕkirah.

Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.

Kelimeler
12

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ۝١٢

femen şâe ẕekerah.

Artık dileyen onu düşünür.

Kelimeler
13

فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ ۝١٣

fî ṣuḥufim mükerrameh.

O, değerli sahifelerdedir.

Kelimeler
14

مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ ۝١٤

merfû`atim müṭahherah.

Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.

Kelimeler
15

بِأَيْدِى سَفَرَةٍ ۝١٥

bieydî seferah.

Yazıcıların ellerindedir,

Kelimeler
16

كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ ۝١٦

kirâmim berarah.

Değerli, iyi yazıcıların.

Kelimeler
17

قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ ۝١٧

ḳutile-l'insânü mâ ekferah.

O kahrolası insan, ne nankör şey.

Kelimeler
18

مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ۝١٨

min eyyi şey'in ḫaleḳah.

O yaratan onu hangi şeyden yarattı?

Kelimeler
19

مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ۝١٩

min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.

Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.

Kelimeler
20

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ۝٢٠

ŝümme-ssebîle yesserah.

Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.

Kelimeler
21

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ ۝٢١

ŝümme emâtehû feaḳberah.

Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.

Kelimeler
22

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ۝٢٢

ŝümme iẕâ şâe enşerah.

Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.

Kelimeler
23

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ ۝٢٣

kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.

Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,

Kelimeler
24

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ۝٢٤

felyenżuri-l'insânü ilâ ṭa`âmih.

Bir de o insan yiyeceğine baksın.

Kelimeler
25

أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا ۝٢٥

ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.

Biz o suyu bol bol döktük.

Kelimeler
26

ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا ۝٢٦

ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.

Sonra toprağı nasıl da yardık.

Kelimeler
27

فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا ۝٢٧

feembetnâ fîhâ ḥabbâ.

Bu suretle orada ekinler bitirdik.

Kelimeler
28

وَعِنَبًا وَقَضْبًا ۝٢٨

ve`inebev veḳaḍbâ.

Üzümler, yoncalar,

Kelimeler
29

وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا ۝٢٩

vezeytûnev venaḫlâ.

Zeytinlikler, hurmalıklar,

Kelimeler
30

وَحَدَآئِقَ غُلْبًا ۝٣٠

veḥadâiḳa gulbâ.

İri ve sık ağaçlı bahçeler,

Kelimeler
31

وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا ۝٣١

vefâkihetev veebbâ.

Meyveler, çayırlar bitirdik.

Kelimeler
32

مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ ۝٣٢

metâ`al leküm velien`âmiküm.

Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.

Kelimeler
33

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ۝٣٣

feiẕâ câeti-ṣṣâḫḫah.

Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,

Kelimeler
34

يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ ۝٣٤

yevme yefirru-lmerü min eḫîh.

O gün kişi kaçar, kardeşinden...

Kelimeler
35

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ۝٣٥

veümmihî veebîh.

Anasından, babasından..

Kelimeler
36

وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ۝٣٦

veṣâḥibetihî vebenîh.

Eşinden ve oğullarından.

Kelimeler
37

لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ ۝٣٧

likülli-mriim minhüm yevmeiẕin şe'nüy yugnîh.

Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.

Kelimeler
38

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ ۝٣٨

vucûhüy yevmeiẕim müsfirah.

Yüzler var ki, o gün parıl parıl,

Kelimeler
39

ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ ۝٣٩

ḍâḥiketüm müstebşirah.

Güler, sevinir.

Kelimeler
40

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ ۝٤٠

vevucûhüy yevmeiẕin `aleyhâ gaberah.

Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,

Kelimeler
41

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ ۝٤١

terheḳuhâ ḳaterah.

Onları karanlık bürümüş,

Kelimeler
42

أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ ۝٤٢

ülâike hümü-lkeferatü-lfecerah.

İşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu