İçeriğe geç
78

Nebe' Suresi

النبإ

Ayet
40
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
80.
Cüz
30.
Kelime
174
Harf
796
Ebced
53.098

Mushaf'ta aç

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ ۝١

`amme yetesâelûn.

Birbirlerine neyi soruyorlar?

Kelimeler
2

عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ ۝٢

`ani-nnebei-l`ażîm.

O büyük haberden (kıyametten) mi?

Kelimeler
3

ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ ۝٣

elleẕî hüm fîhi muḫtelifûn.

Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.

Kelimeler
4

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ۝٤

kellâ seya`lemûn.

Hayır, ilerde bilecekler.

Kelimeler
5

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ۝٥

ŝümme kellâ seya`lemûn.

Hayır hayır, ilerde bilecekler.

Kelimeler
6

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًا ۝٦

elem nec`ali-l'arḍa mihâdâ.

Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?

Kelimeler
7

وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا ۝٧

velcibâle evtâdâ.

Dağları da birer kazık kılmadık mı?

Kelimeler
8

وَخَلَقْنَـٰكُمْ أَزْوَٰجًا ۝٨

veḫalaḳnâküm ezvâcâ.

Sizleri çift çift yarattık.

Kelimeler
9

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا ۝٩

vece`alnâ nevmeküm sübâtâ.

Uykunuzu bir dinlenme yaptık.

Kelimeler
10

وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا ۝١٠

vece`alne-lleyle libâsâ.

Geceyi bir örtü yaptık.

Kelimeler
11

وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا ۝١١

vece`alne-nnehâra me`âşâ.

Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık.

Kelimeler
12

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا ۝١٢

vebeneynâ fevḳaküm seb`an şidâdâ.

Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.

Kelimeler
13

وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا ۝١٣

vece`alnâ sirâcev vehhâcâ.

İçlerine ışık saçan bir kandil astık.

Kelimeler
14

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا ۝١٤

veenzelnâ mine-lmü`ṣirâti mâen ŝeccâcâ.

Yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.

Kelimeler
15

لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا ۝١٥

linuḫrice bihî ḥabbev venebâtâ.

Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.

Kelimeler
16

وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا ۝١٦

vecennâtin elfâfâ.

Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).

Kelimeler
17

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًا ۝١٧

inne yevme-lfaṣli kâne mîḳâtâ.

Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur.

Kelimeler
18

يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا ۝١٨

yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri fete'tûne efvâcâ.

O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.

Kelimeler
19

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًا ۝١٩

vefütiḥati-ssemâü fekânet ebvâbâ.

Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.

Kelimeler
20

وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا ۝٢٠

vesüyyirati-lcibâlü fekânet serâbâ.

Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur.

Kelimeler
21

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا ۝٢١

inne cehenneme kânet mirṣâdâ.

Kuşkusuz Cehennem gözetleme yeri olmuştur.

Kelimeler
22

لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًا ۝٢٢

liṭṭâgîne meâbâ.

Azgınlar için son varılacak yer olmuştur.

Kelimeler
23

لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا ۝٢٣

lâbiŝîne fîhâ aḥḳâbâ.

Orada çağlarca kalacaklardır.

Kelimeler
24

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا ۝٢٤

lâ yeẕûḳûne fîhâ berdev velâ şerâbâ.

Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de içecek bir şey.

Kelimeler
25

إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا ۝٢٥

illâ ḥamîmev vegassâḳâ.

Ancak bir kaynar su ve irin (içecekler).

Kelimeler
26

جَزَآءً وِفَاقًا ۝٢٦

cezâev vifâḳâ.

Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun.

Kelimeler
27

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا ۝٢٧

innehüm kânû lâ yercûne ḥisâbâ.

Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.

Kelimeler
28

وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًا ۝٢٨

vekeẕẕebû biâyâtinâ kiẕẕâbâ.

Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.

Kelimeler
29

وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًا ۝٢٩

vekülle şey'in aḥṣaynâhü kitâbâ.

Biz ise herşeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.

Kelimeler
30

فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا ۝٣٠

feẕûḳû felen nezîdeküm illâ `aẕâbâ.

(Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).

Kelimeler
31

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا ۝٣١

inne lilmütteḳîne mefâzâ.

Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var.

Kelimeler
32

حَدَآئِقَ وَأَعْنَـٰبًا ۝٣٢

ḥadâiḳa vea`nâbâ.

Bahçeler var, bağlar var.

Kelimeler
33

وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا ۝٣٣

vekevâ`ibe etrâbâ.

Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.

Kelimeler
34

وَكَأْسًا دِهَاقًا ۝٣٤

veke'sen dihâḳâ.

Dopdolu kadehler var.

Kelimeler
35

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا ۝٣٥

lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ kiẕẕâbâ.

Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.

Kelimeler
36

جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا ۝٣٦

cezâem mir rabbike `aṭâen ḥisâbâ.

(Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir).

Kelimeler
37

رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا ۝٣٧

rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehüme-rraḥmâni lâ yemlikûne minhü ḫiṭâbâ.

O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rahmân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz.

Kelimeler
38

يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا ۝٣٨

yevme yeḳûmü-rrûḥu velmelâiketü ṣaffâ. lâ yetekellemûne illâ men eẕine lehü-rraḥmânü veḳâle ṣavâbâ.

O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

Kelimeler
39

ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ۝٣٩

ẕâlike-lyevmü-lḥaḳḳ. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî meâbâ.

İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.

Kelimeler
40

إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا ۝٤٠

innâ enẕernâküm `aẕâben ḳarîbâ. yevme yenżuru-lmerü mâ ḳaddemet yedâhü veyeḳûlü-lkâfiru yâ leytenî küntü türâbâ.

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu