ٱلْقَارِعَةُ ١
elḳâri`ah.
Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
القارعة
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱلْقَارِعَةُ ١
elḳâri`ah.
Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ ٣
vemâ edrâke me-lḳâri`ah.
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ ٤
yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.
O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ ٥
vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.
Dağlar atılmış renkli yünler gibi olur.
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ ٦
feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.
O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ ٧
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ ٨
veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.
Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ ٩
feümmühû hâviyeh.
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ ١٠
vemâ edrâke mâ hiyeh.
O uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin?