İçeriğe geç
83

Mutaffifîn Suresi

المطففين

Ayet
36
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
86.
Cüz
30.
Kelime
169
Harf
750
Ebced
56.741

Mushaf'ta aç

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ ۝١

veylül lilmüṭaffifîn.

Eksik ölçüp tartanların vay haline!

Kelimeler
2

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ ۝٢

elleẕîne iẕe-ktâlû `ale-nnâsi yestevfûn.

Onlar insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçerler.

Kelimeler
3

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ ۝٣

veiẕâ kâlûhüm ev vezenûhüm yuḫsirûn.

Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar.

Kelimeler
4

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ ۝٤

elâ yeżunnü ülâike ennehüm meb`ûŝûn.

Onlar tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı?

Kelimeler
5

لِيَوْمٍ عَظِيمٍ ۝٥

liyevmin `ażîm.

Büyük bir gün için.

Kelimeler
6

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ۝٦

yevme yeḳûmü-nnâsü lirabbi-l`âlemîn.

Öyle bir gün ki, insanlar o gün Rabblerinin huzurunda divan duracaklar.

Kelimeler
7

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ۝٧

kellâ inne kitâbe-lfüccâri lefî siccîn.

Hayır hayır, kötülerin yazısı muhakkak Siccin'dedir.

Kelimeler
8

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ ۝٨

vemâ edrâke mâ siccîn.

Bildin mi sen, Siccin nedir?

Kelimeler
9

كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ ۝٩

kitâbüm merḳûm.

Yazılmış bir kitaptır o.

Kelimeler
10

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝١٠

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Vay haline yalanlayanların o gün!

Kelimeler
11

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ۝١١

elleẕîne yükeẕẕibûne biyevmi-ddîn.

Onlar ceza gününü yalanlayanlardır.

Kelimeler
12

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ۝١٢

vemâ yükeẕẕibü bihî illâ küllü mü`tedin eŝîm.

Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar.

Kelimeler
13

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٣

iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, "eskilerin masalları" der.

Kelimeler
14

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝١٤

kellâ bel râne `alâ ḳulûbihim mâ kânû yeksibûn.

Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.

Kelimeler
15

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ۝١٥

kellâ innehüm `ar rabbihim yevmeiẕil lemaḥcûbûn.

Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.

Kelimeler
16

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ ۝١٦

ŝümme innehüm leṣâlü-lceḥîm.

Sonra onlar muhakkak cehenneme girecekler.

Kelimeler
17

ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝١٧

ŝümme yüḳâlü hâẕe-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

Sonra da onlara: "İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir" denilecek.

Kelimeler
18

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ۝١٨

kellâ inne kitâbe-l'ebrâri lefî `illiyyîn.

Hayır hayır, iyilerin yazısı muhakkak Illiyyîn'dedir.

Kelimeler
19

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ۝١٩

vemâ edrâke mâ `illiyyûn.

Bildin mi sen, Illiyyîn nedir?

Kelimeler
20

كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ ۝٢٠

kitâbüm merḳûm.

Yazılmış bir kitaptır o.

Kelimeler
21

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ۝٢١

yeşhedühü-lmüḳarrabûn.

Allah'a yaklaştırılmış melekler ona tanık olurlar.

Kelimeler
22

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ۝٢٢

inne-l'ebrâra lefî ne`îm.

Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir.

Kelimeler
23

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ۝٢٣

`ale-l'erâiki yenżurûn.

Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar.

Kelimeler
24

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ۝٢٤

ta`rifü fî vucûhihim naḍrate-nne`îm.

Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.

Kelimeler
25

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ ۝٢٥

yüsḳavne mir raḥîḳim maḫtûm.

Onlara damgalı saf bir içki sunulur.

Kelimeler
26

خِتَـٰمُهُۥ مِسْكٌ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ ۝٢٦

ḫitâmühû misk. vefî ẕâlike felyetenâfesi-lmütenâfisûn.

Onun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler.

Kelimeler
27

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ۝٢٧

vemizâcühû min tesnîm.

Karışımı Tesnim'dendir (En üstün cennet şarabındandır).

Kelimeler
28

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ۝٢٨

`ayney yeşrabü bihe-lmüḳarrabûn.

Allah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır o.

Kelimeler
29

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ۝٢٩

inne-lleẕîne ecramû kânû mine-lleẕîne âmenû yaḍḥakûn.

Doğrusu o suç işleyenler inananlara gülüyorlardı.

Kelimeler
30

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ۝٣٠

veiẕâ merrû bihim yetegâmezûn.

Onlara uğradıkları vakit birbirlerine göz kırpıyorlardı.

Kelimeler
31

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ ۝٣١

veiẕe-nḳalebû ilâ ehlihimü-nḳalebû fekihîn.

Evlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.

Kelimeler
32

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ۝٣٢

veiẕâ raevhüm ḳâlû inne hâülâi leḍâllûn.

Müminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar" diyorlardı.

Kelimeler
33

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَـٰفِظِينَ ۝٣٣

vemâ ürsilû `aleyhim ḥâfiżîn.

Oysa onlar müminler üzerine bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

Kelimeler
34

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ۝٣٤

felyevme-lleẕîne âmenû mine-lküffâri yaḍḥakûn.

İşte bugün de inananlar kâfirlere gülecek.

Kelimeler
35

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ۝٣٥

`ale-l'erâiki yenżurûn.

Koltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.

Kelimeler
36

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ ۝٣٦

hel ŝüvvibe-lküffâru mâ kânû yef`alûn.

Nasıl, kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu