İçeriğe geç

Arama

23 ayet bulundu

اب toplam 24 kez geçiyor (Arapça metin, i̇çinde geçen). Ayrıntılı analiz

Surelere göre dağılım (her çubuk bir sure, soldan sağa 1–114)

Mekkî Medenî

En çok geçtiği sureler: Sâffât 23

دُحُورًا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ ۝٩

Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.

Kelimeler

إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ ۝١٠

Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.

Kelimeler

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝١٦

"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"

Kelimeler

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ ۝١٧

"Önceki atalarımız da mı?.."

Kelimeler

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ۝٣٣

O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.

Kelimeler

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ ۝٣٨

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.

Kelimeler

عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ ۝٤٤

(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.

Kelimeler

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ ۝٥٣

"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"

Kelimeler

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ ۝٦٩

Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.

Kelimeler

۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ ۝٨٣

Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.

Kelimeler

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ ۝٨٥

O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"

Kelimeler

قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَـٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ ۝٩٧

Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.

Kelimeler

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَـٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ ۝١٠٢

Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

Kelimeler

وَنَـٰدَيْنَـٰهُ أَن يَـٰٓإِبْرَٰهِيمُ ۝١٠٤

Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "

Kelimeler

سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ ۝١٠٩

Selam olsun İbrahim'e...

Kelimeler

وَءَاتَيْنَـٰهُمَا ٱلْكِتَـٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ ۝١١٧

Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.

Kelimeler

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٢٦

Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.

Kelimeler

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ ۝١٣٥

Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.

Kelimeler

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ ۝١٤٠

Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.

Kelimeler

فَأْتُوا۟ بِكِتَـٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ ۝١٥٧

O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.

Kelimeler

وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ۝١٧٥

Onlara (inecek azabı) gözetle. Yakında onlar da göreceklerdir.

Kelimeler

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ۝١٧٦

Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?

Kelimeler

وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ۝١٧٩

(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu