وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَـٰتِ سُبْحَـٰنَهُۥ ۙ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ ٥٧
veyec`alûne lillâhi-lbenâti sübḥânehû velehüm mâ yeştehûn.
Onlar, Allah'a kızlar isnad ediyorlar. O, bundan münezzehtir. Kendilerine ise erkek çocukları isnad ederler.
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Harekesiz yazımı birebir "يشتهون" olan kelimeler sayıldı. Ön ekli biçimler (و، ب، ل، ال) ayrı kelime sayılır; hepsini görmek için kök veya lemma seçin.
Mekkî Medenî
En çok geçtiği sureler: Nahl 1, Sebe' 1, Tûr 1, Vâkıa 1, Mürselât 1
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| يَشْتَهُونَ | Muzâri fiil | 771 | 5 |
وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَـٰتِ سُبْحَـٰنَهُۥ ۙ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ ٥٧
veyec`alûne lillâhi-lbenâti sübḥânehû velehüm mâ yeştehûn.
Onlar, Allah'a kızlar isnad ediyorlar. O, bundan münezzehtir. Kendilerine ise erkek çocukları isnad ederler.
وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِم مِّن قَبْلُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ فِى شَكٍّ مُّرِيبٍۭ ٥٤
veḥîle beynehüm vebeyne mâ yeştehûne kemâ fu`ile bieşyâ`ihim min ḳabl. innehüm kânû fî şekkim mürîbün.
Artık kendileriyle arzularının arasına set çekilmiştir. Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı
وَأَمْدَدْنَـٰهُم بِفَـٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ ٢٢
veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.
Onlara canlarının istediği meyvalar ve etlerden bol bol verdik.
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ ٢١
velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.
Canlarının çektiği kuş etleri,
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ٤٢
vefevâkihe mimmâ yeştehûn.
Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar.