İçeriğe geç

Kelime ve kök analizi

Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.

Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler

10kez geçiyor
10ayette
8surede
Mekkî 9, Medenî 1
828ebced

Sayım Quranic Arabic Corpus kök verisine göre, bu kökten türeyen bütün kelimeler üzerinden yapıldı.

Surelere göre dağılım (her çubuk bir sure, soldan sağa 1–114)

Mekkî Medenî

En çok geçtiği sureler: Necm 2, Mutaffifîn 2, Tevbe 1, Hûd 1, Mü'minûn 1

Geçtiği biçimler

KelimeTürEbcedAdet
يَضْحَكُونَMuzâri fiil8943
وَتَضْحَكُونَMuzâri fiil1.2901
فَلْيَضْحَكُوا۟Muzâri fiil9551
فَضَحِكَتْMâzi fiil1.3081
ضَاحِكَةٌİsm-i fâil8341
ضَاحِكًاİsm-i fâil8301
تَضْحَكُونَMuzâri fiil1.2841
أَضْحَكَMâzi fiil8291

Kökler ve sözlük biçimleri

Geçtiği ayetler

فَلْيَضْحَكُوا۟ قَلِيلًا وَلْيَبْكُوا۟ كَثِيرًا جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝٨٢

felyaḍḥakû ḳalîlev velyebkû keŝîrâ. cezâem bimâ kânû yeksibûn.

Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Kelimeler

وَٱمْرَأَتُهُۥ قَآئِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَـٰهَا بِإِسْحَـٰقَ وَمِن وَرَآءِ إِسْحَـٰقَ يَعْقُوبَ ۝٧١

vemraetühû ḳâimetün feḍaḥiket febeşşernâhâ biisḥâḳa vemiv verâi isḥâḳa ya`ḳûb.

İbrahim'in karısı ayakta duruyordu bunun üzerine yüzü güldü. Ona İshak'ı ve İshak'ın arkasından da Ya'kub'u müjdeledik.

Kelimeler

فَٱتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتَّىٰٓ أَنسَوْكُمْ ذِكْرِى وَكُنتُم مِّنْهُمْ تَضْحَكُونَ ۝١١٠

fetteḫaẕtümûhüm siḫriyyen ḥattâ ensevküm ẕikrî veküntüm minhüm taḍḥakûn.

İşte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.

Kelimeler

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِّن قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِىٓ أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَىَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَـٰلِحًا تَرْضَىٰهُ وَأَدْخِلْنِى بِرَحْمَتِكَ فِى عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِينَ ۝١٩

fetebesseme ḍâḥikem min ḳavlihâ veḳâle rabbi evzi`nî en eşküra ni`meteke-lletî en`amte `aleyye ve`alâ vâlideyye veen a`mele ṣâliḥan terḍâhü veedḫilnî biraḥmetike fî `ibâdike-ṣṣâliḥîn.

(Süleyman) onun sözüne gülümseyerek dedi ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi iş yapmamı gönlüme getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat."

Kelimeler

فَلَمَّا جَآءَهُم بِـَٔايَـٰتِنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَضْحَكُونَ ۝٤٧

felemmâ câehüm biâyâtinâ iẕâ hüm minhâ yaḍḥakûn.

Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.

Kelimeler

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ ۝٤٣

veennehû hüve aḍḥake veebkâ.

Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.

Kelimeler

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ ۝٦٠

vetaḍḥakûne velâ tebkûn.

Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?

Kelimeler

ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ ۝٣٩

ḍâḥiketüm müstebşirah.

Güler, sevinir.

Kelimeler

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ۝٢٩

inne-lleẕîne ecramû kânû mine-lleẕîne âmenû yaḍḥakûn.

Doğrusu o suç işleyenler inananlara gülüyorlardı.

Kelimeler

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ۝٣٤

felyevme-lleẕîne âmenû mine-lküffâri yaḍḥakûn.

İşte bugün de inananlar kâfirlere gülecek.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu