وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٩
Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.
وان toplam 20 kez geçiyor (Arapça metin, i̇çinde geçen). Ayrıntılı analiz
Mekkî Medenî
En çok geçtiği sureler: Şuarâ 20
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٩
Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَـٰفِرِينَ ١٩
"Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!"
قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ ٢٠
Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım."
قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ ٤٢
Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi.
وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ ٥٥
"(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar. "
وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَـٰذِرُونَ ٥٦
"Biz ise, elbette uyanık (ve tekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu.)
وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ ٦٥
Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık,
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٦٨
Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٠٤
Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٢٢
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٤٠
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٥٩
Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٧٥
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ ١٨٦
"Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz."
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٩١
Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ١٩٢
Ve muhakkak ki bu (Kur'ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ ١٩٦
O, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardı.
وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ ٢٢٦
Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ ۗ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ ٢٢٧
Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.