وَءَاتَيْنَـٰهُمْ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ ٨١
veâteynâhüm âyâtinâ fekânû `anhâ mü`riḍîn.
Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Harekesiz yazımı birebir "فكانوا" olan kelimeler sayıldı. Ön ekli biçimler (و، ب، ل، ال) ayrı kelime sayılır; hepsini görmek için kök veya lemma seçin.
Mekkî Medenî
En çok geçtiği sureler: Hicr 1, Mü'minûn 1, Sâffât 1, Kamer 1, Cin 1
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| فَكَانُوا۟ | Mâzi fiil | 158 | 5 |
وَءَاتَيْنَـٰهُمْ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ ٨١
veâteynâhüm âyâtinâ fekânû `anhâ mü`riḍîn.
Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ ٤٨
fekeẕẕebûhümâ fekânû mine-lmühlekîn.
Böylece onları yalanladılar, bu yüzden de helâk edilenlerden oldular.
وَنَصَرْنَـٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ ١١٦
veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.
Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ ٣١
innâ erselnâ `aleyhim ṣayḥatev vâḥideten fekânû keheşîmi-lmuḥteżir.
Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.
وَأَمَّا ٱلْقَـٰسِطُونَ فَكَانُوا۟ لِجَهَنَّمَ حَطَبًا ١٥
veemme-lḳâsiṭûne fekânû licehenneme ḥaṭabâ.
Ama yoldan çıkanlar, işte onlar cehenneme odun olmuşlardır.