İçeriğe geç

Kelime ve kök analizi

Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.

Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler

12kez geçiyor
12ayette
8surede
Mekkî 11, Medenî 1
1.019ebced

Sayım sözlük biçimine (lemma) göre yapıldı; ön ekli ve çekimli biçimler dahildir.

Surelere göre dağılım (her çubuk bir sure, soldan sağa 1–114)

Mekkî Medenî

En çok geçtiği sureler: Tâhâ 4, Nâziât 2, Hûd 1, Necm 1, Rahmân 1

Geçtiği biçimler

KelimeTürEbcedAdet
طَغَىٰMâzi fiil1.0196
تَطْغَوْا۟Muzâri fiil1.4163
يَطْغَىٰMuzâri fiil1.0291
لَيَطْغَىٰٓMuzâri fiil1.0591
طَغَوْا۟Mâzi fiil1.0161

Kökler ve sözlük biçimleri

Geçtiği ayetler

فَٱسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ وَمَن تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْا۟ ۚ إِنَّهُۥ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ۝١١٢

festeḳim kemâ ümirte vemen tâbe me`ake velâ taṭgav. innehû bimâ ta`melûne beṣîr.

İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi doğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de (doğru olsunlar). Aşırı gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadır.

Kelimeler

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ۝٢٤

iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

"Firavun'a git, çünkü o hakikaten azdı."

Kelimeler

ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ۝٤٣

iẕhebâ ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

Firavun'a gidin, çünkü o gerçekten azdı.

Kelimeler

قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ ۝٤٥

ḳâlâ rabbenâ innenâ neḫâfü ey yefruṭa `aleynâ ev ey yaṭgâ.

(Musa ile Harun) "Rabbimiz! Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.

Kelimeler

كُلُوا۟ مِن طَيِّبَـٰتِ مَا رَزَقْنَـٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى ۖ وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ ۝٨١

külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm velâ taṭgav fîhi feyeḥille `aleyküm gaḍabî. vemey yaḥlil `aleyhi gaḍabî feḳad hevâ.

Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolur.

Kelimeler

مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ۝١٧

mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.

(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.

Kelimeler

أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ ۝٨

ellâ taṭgav fi-lmîzân.

Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.

Kelimeler

إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ ۝١١

innâ lemmâ ṭaga-lmâü ḥamelnâküm fi-lcâriyeh.

Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.

Kelimeler

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ۝١٧

iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

"Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."

Kelimeler

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ ۝٣٧

feemmâ men ṭagâ.

Artık her kim azgınlık etmiş,

Kelimeler

ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِ ۝١١

elleẕîne ṭagav fi-lbilâd.

Bunlar ülkelerde azmışlardı.

Kelimeler

كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَيَطْغَىٰٓ ۝٦

kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.

Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu