ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ٢٤
iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.
"Firavun'a git, çünkü o hakikaten azdı."
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Harekesiz yazımı birebir "طغي" olan kelimeler sayıldı. Ön ekli biçimler (و، ب، ل، ال) ayrı kelime sayılır; hepsini görmek için kök veya lemma seçin.
Mekkî Medenî
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| طَغَىٰ | Mâzi fiil | 1.019 | 6 |
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ٢٤
iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.
"Firavun'a git, çünkü o hakikaten azdı."
ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ٤٣
iẕhebâ ilâ fir`avne innehû ṭagâ.
Firavun'a gidin, çünkü o gerçekten azdı.
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ١٧
mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.
(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ ١١
innâ lemmâ ṭaga-lmâü ḥamelnâküm fi-lcâriyeh.
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ١٧
iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.
"Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."