وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ ١٩
vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.
Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Sayım sözlük biçimine (lemma) göre yapıldı; ön ekli ve çekimli biçimler dahildir.
Mekkî Medenî
En çok geçtiği sureler: Zâriyât 1, Vâkıa 1, Kalem 1, Meâric 1
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| وَٱلْمَحْرُومِ | İsm-i mef'ûl | 331 | 2 |
| مَحْرُومُونَ | İsm-i mef'ûl | 350 | 2 |
وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ ١٩
vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.
Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ٦٧
bel naḥnü maḥrûmûn.
"Doğrusu, biz yoksul bırakıldık" (derdiniz).
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ ٢٥
lissâili velmaḥrûm.
Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.