إِنَّ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍ فَـٰكِهُونَ ٥٥
inne aṣḥâbe-lcennehi-lyevme fî şügulin fâkihûn.
Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Sayım sözlük biçimine (lemma) göre yapıldı; ön ekli ve çekimli biçimler dahildir.
Mekkî Medenî
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| فَٰكِهِينَ | İsm-i fâil | 166 | 2 |
| فَٰكِهُونَ | İsm-i fâil | 162 | 1 |
إِنَّ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍ فَـٰكِهُونَ ٥٥
inne aṣḥâbe-lcennehi-lyevme fî şügulin fâkihûn.
Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
وَنَعْمَةٍ كَانُوا۟ فِيهَا فَـٰكِهِينَ ٢٧
vena`metin kânû fîhâ fâkihîn.
Ve içinde eğlenip durdukları nice nimetler ve refah!
فَـٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ ١٨
fâkihîne bimâ âtâhüm rabbühüm. veveḳâhüm rabbühüm `aẕâbe-lceḥîm.
Rablerinin kendilerine verdiği ile zevk ü sefâ sürerler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.