إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ ١١٨
inne leke ellâ tecû`a fîhâ velâ ta`râ.
"Doğrusu senin acıkmaman ve çıplak kalmaman (ancak) cennettedir. "
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Sayım Quranic Arabic Corpus kök verisine göre, bu kökten türeyen bütün kelimeler üzerinden yapıldı.
Mekkî Medenî
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| بِٱلْعَرَآءِ | İsim | 305 | 2 |
| تَعْرَىٰ | Muzâri fiil | 680 | 1 |
إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ ١١٨
inne leke ellâ tecû`a fîhâ velâ ta`râ.
"Doğrusu senin acıkmaman ve çıplak kalmaman (ancak) cennettedir. "
۞ فَنَبَذْنَـٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ ١٤٥
fenebeẕnâhü bil`arâi vehüve seḳîm.
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ ٤٩
levlâ en tedârakehû ni`metüm mir rabbihî lenübiẕe bil`arâi vehüve meẕmûm.
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.