فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ ١٠٧
feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.
Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Harekesiz yazımı birebir "ثعبان" olan kelimeler sayıldı. Ön ekli biçimler (و، ب، ل، ال) ayrı kelime sayılır; hepsini görmek için kök veya lemma seçin.
Mekkî Medenî
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| ثُعْبَانٌ | İsim | 623 | 2 |
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ ١٠٧
feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.
Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ ٣٢
feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.
Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.