İçeriğe geç

Kelime ve kök analizi

Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.

Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler

34kez geçiyor
34ayette
16surede
Mekkî 34, Medenî 0
51ebced

Sayım sözlük biçimine (lemma) göre yapıldı; ön ekli ve çekimli biçimler dahildir.

Surelere göre dağılım (her çubuk bir sure, soldan sağa 1–114)

Mekkî Medenî

En çok geçtiği sureler: Müddessir 4, Mutaffifîn 4, Kıyâmet 3, Alak 3, Tekâsür 3

Geçtiği biçimler

KelimeTürEbcedAdet
كَلَّاHarf / edat5133
كِلَاهُمَاİsim971

Kökler ve sözlük biçimleri

Geçtiği ayetler

۞ وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَـٰنًا ۚ إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا ۝٢٣

veḳaḍâ rabbüke ellâ ta`büdû illâ iyyâhü vebilvâlideyni iḥsânâ. immâ yeblüganne `indeke-lkibera eḥadühümâ ev kilâhümâ felâ teḳul lehümâ üffiv velâ tenherhümâ veḳul lehümâ ḳavlen kerîmâ.

Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.

Kelimeler

كَلَّا ۚ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّا ۝٧٩

kellâ. senektübü mâ yeḳûlü venemüddü lehû mine-l`aẕâbi meddâ.

Hayır, asla öyle değil; biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını çoğalttıkça çoğaltacağız.

Kelimeler

كَلَّا ۚ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا ۝٨٢

kellâ. seyekfürûne bi`ibâdetihim veyekûnûne `aleyhim ḍiddâ.

Hayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır.

Kelimeler

لَعَلِّىٓ أَعْمَلُ صَـٰلِحًا فِيمَا تَرَكْتُ ۚ كَلَّآ ۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَا ۖ وَمِن وَرَآئِهِم بَرْزَخٌ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ ۝١٠٠

le`allî a`melü ṣâliḥan fîmâ teraktü kellâ. innehâ kelimetün hüve ḳâilühâ. vemiv verâihim berzeḫun ilâ yevmi yüb`aŝûn.

"Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.

Kelimeler

قَالَ كَلَّا ۖ فَٱذْهَبَا بِـَٔايَـٰتِنَآ ۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ ۝١٥

ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ me`aküm müstemi`ûn.

(Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz."

Kelimeler

قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ ۝٦٢

ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.

Musa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."

Kelimeler

قُلْ أَرُونِىَ ٱلَّذِينَ أَلْحَقْتُم بِهِۦ شُرَكَآءَ ۖ كَلَّا ۚ بَلْ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ۝٢٧

ḳul erûniye-lleẕîne elḥaḳtüm bihî şürakâe kellâ. bel hüve-llâhü-l`azîzü-lḥakîm.

De ki: "O'na ortak diye takıştırdıklarınızı bana gösterin bakayım! Hayır, öyle şey yoktur, doğrusu güçlü ve hikmet sahibi olan ancak Allah'tır."

Kelimeler

كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ ۝١٥

kellâ. innehâ leżâ.

Hayır, o alevlenen bir ateştir.

Kelimeler

كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ ۝٣٩

kellâ. innâ ḫalaḳnâhüm mimmâ ya`lemûn.

Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Kelimeler

كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَـٰتِنَا عَنِيدًا ۝١٦

kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.

Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.

Kelimeler

كَلَّا وَٱلْقَمَرِ ۝٣٢

kellâ velḳamer.

Hayır, andolsun aya,

Kelimeler

كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ ۝٥٣

kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.

Yok, yok onlar ahiretten korkmuyorlar.

Kelimeler

كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ ۝٥٤

kellâ innehû teẕkirah.

Hayır, hayır, O kur'ân kuşkusuz bir öğüttür.

Kelimeler

كَلَّا لَا وَزَرَ ۝١١

kellâ lâ vezer.

Hayır, hayır, yok bir siper.

Kelimeler

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ ۝٢٠

kellâ bel tüḥibbûne-l`âcileh.

Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da

Kelimeler

كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ ۝٢٦

kellâ iẕâ belegati-tterâḳiy.

Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,

Kelimeler

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ۝٤

kellâ seya`lemûn.

Hayır, ilerde bilecekler.

Kelimeler

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ۝٥

ŝümme kellâ seya`lemûn.

Hayır hayır, ilerde bilecekler.

Kelimeler

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ ۝١١

kellâ innehâ teẕkirah.

Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.

Kelimeler

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ ۝٢٣

kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.

Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,

Kelimeler

كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ ۝٩

kellâ bel tükeẕẕibûne biddîn.

Hayır hayır, siz cezayı yalanlıyorsunuz.

Kelimeler

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ۝٧

kellâ inne kitâbe-lfüccâri lefî siccîn.

Hayır hayır, kötülerin yazısı muhakkak Siccin'dedir.

Kelimeler

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝١٤

kellâ bel râne `alâ ḳulûbihim mâ kânû yeksibûn.

Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.

Kelimeler

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ۝١٥

kellâ innehüm `ar rabbihim yevmeiẕil lemaḥcûbûn.

Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.

Kelimeler

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ۝١٨

kellâ inne kitâbe-l'ebrâri lefî `illiyyîn.

Hayır hayır, iyilerin yazısı muhakkak Illiyyîn'dedir.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu