لَهُمْ فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ ٥٧
lehüm fîhâ fâkihetüv velehüm mâ yedde`ûn.
Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Sayım sözlük biçimine (lemma) göre yapıldı; ön ekli ve çekimli biçimler dahildir.
Mekkî Medenî
En çok geçtiği sureler: Rahmân 3, Vâkıa 2, Yâsîn 1, Sâd 1, Zuhruf 1
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| فَٰكِهَةٌ | İsim | 111 | 6 |
| وَفَٰكِهَةٍ | İsim | 117 | 3 |
| بِفَٰكِهَةٍ | İsim | 113 | 2 |
لَهُمْ فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ ٥٧
lehüm fîhâ fâkihetüv velehüm mâ yedde`ûn.
Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ ٥١
müttekiîne fîhâ yed`ûne fîhâ bifâkihetin keŝîrativ veşerâb.
İçlerine kurularak orada birçok yemişle, bambaşka bir içki isteyeceklerdir.
لَكُمْ فِيهَا فَـٰكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ ٧٣
leküm fîhâ fâkihetün keŝîratüm minhâ te'külûn.
Orada sizin için bol bol meyveler vardır. Onlardan yersiniz.
يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ ٥٥
yed`ûne fîhâ bikülli fâkihetin âminîn.
Onlar orada güven içinde her çeşit meyveyi isteyebilirler.
وَأَمْدَدْنَـٰهُم بِفَـٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ ٢٢
veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.
Onlara canlarının istediği meyvalar ve etlerden bol bol verdik.
فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ ١١
fîhâ fâkiheh. vennaḫlü ẕâtü-l'ekmâm.
Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَـٰكِهَةٍ زَوْجَانِ ٥٢
fîhimâ min külli fâkihetin zevcân.
İkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır.
فِيهِمَا فَـٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ ٦٨
fîhimâ fâkihetüv venaḫlüv verummân.
İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.
وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ ٢٠
vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.
Beğendikleri meyvalar,