İçeriğe geç
76

İnsan Suresi

الانسان

Ayet
31
İndiği yer
Medenî
İniş sırası
98.
Cüz
29.
Kelime
243
Harf
1.087
Ebced
73.532

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

6–25. ayetler gösteriliyor.

6

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا ۝٦

`ayney yeşrabü bihâ `ibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.

Bir kaynak ki ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu.

Kelimeler
7

يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا ۝٧

yûfûne binneẕri veyeḫâfûne yevmen kâne şerruhû müsteṭîrâ.

O kullar adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar.

Kelimeler
8

وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا ۝٨

veyuṭ`imûne-ṭṭa`âme `alâ ḥubbihî miskînev veyetîmev veesîrâ.

Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.

Kelimeler
9

إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا ۝٩

innemâ nuṭ`imüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.

"Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz."

Kelimeler
10

إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا ۝١٠

innâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen `abûsen ḳamṭarîrâ.

"Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler.

Kelimeler
11

فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا ۝١١

feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.

Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.

Kelimeler
12

وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةً وَحَرِيرًا ۝١٢

vecezâhüm bimâ ṣaberû cennetev veḥarîrâ.

Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir.

Kelimeler
13

مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۖ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا ۝١٣

müttekiîne fîhâ `ale-l'erâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.

Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

Kelimeler
14

وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَـٰلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًا ۝١٤

vedâniyeten `aleyhim żilâlühâ veẕüllilet ḳuṭûfühâ teẕlîlâ.

Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.

Kelimeler
15

وَيُطَافُ عَلَيْهِم بِـَٔانِيَةٍ مِّن فِضَّةٍ وَأَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَا۠ ۝١٥

veyüṭâfü `aleyhim biâniyetim min fiḍḍativ veekvâbin kânet ḳavârîrâ.

Yanlarında gümüşten kaplar, billur kupalar dolaştırılır.

Kelimeler
16

قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا ۝١٦

ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.

Gümüşten öyle kadehler ki onları türlü türlü biçimlere koymuşlardır.

Kelimeler
17

وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا ۝١٧

veyüsḳavne fîhâ ke'sen kâne mizâcühâ zencebîlâ.

Onlara orada bir dolu kadeh sunulur ki, karışımı zencefildir.

Kelimeler
18

عَيْنًا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلْسَبِيلًا ۝١٨

`aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ.

Bu orada bir pınardır ki, adına "selsebil" derler.

Kelimeler
19

۞ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا ۝١٩

veyeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lü'lüem menŝûrâ.

Etraflarında ölümsüz hizmetçiler dolaşır, onları görünce saçılmış inciler sanırsın.

Kelimeler
20

وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا ۝٢٠

veiẕâ raeyte ŝemme raeyte ne`îmev vemülken kebîrâ.

Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün.

Kelimeler
21

عَـٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ ۖ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا ۝٢١

`âliyehüm ŝiyâbü sündüsin ḫuḍruv veistebraḳ. veḥullû esâvira min fiḍḍah. veseḳâhüm rabbühüm şerâben ṭahûrâ.

Üstlerinde zarif ve yeşil, kalın ipekten bir elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştir.

Kelimeler
22

إِنَّ هَـٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا ۝٢٢

inne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne sa`yüküm meşkûrâ.

(Onlara şöyle denir): "İşte bu sizin bir mükâfatınızdı. Gayretiniz karşılığını bulmuştur."

Kelimeler
23

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا ۝٢٣

innâ naḥnü nezzelnâ `aleyke-lḳur'âne tenzîlâ.

Kur'ân'ı sana kısım kısım biz indirdik biz.

Kelimeler
24

فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا ۝٢٤

faṣbir liḥukmi rabbike velâ tüṭi` minhüm âŝimen ev kefûrâ.

O halde Rabbinin hüküm vermesi için sabret. Onlardan hiçbir günahkâra yahut nanköre itaat etme.

Kelimeler
25

وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا ۝٢٥

veẕküri-sme rabbike bükratev veeṣîlâ.

Sabahakşam Rabbinin ismini an.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu