İçeriğe geç
15

Hicr Suresi

الحجر

Ayet
99
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
54.
Cüz
14.
Kelime
657
Harf
2.882
Ebced
179.880

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

52–70. ayetler gösteriliyor.

52

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ ۝٥٢

iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.

Hani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

Kelimeler
53

قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ ۝٥٣

ḳâlû lâ tevcel innâ nübeşşiruke bigulâmin `alîm.

Melekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

Kelimeler
54

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ۝٥٤

ḳâle ebeşşertümûnî `alâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.

İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"

Kelimeler
55

قَالُوا۟ بَشَّرْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَـٰنِطِينَ ۝٥٥

ḳâlû beşşernâke bilḥaḳḳi felâ teküm mine-lḳâniṭîn.

Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.

Kelimeler
56

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ ۝٥٦

ḳâle vemey yaḳneṭu mir raḥmeti rabbihî ille-ḍḍâllûn.

İbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

Kelimeler
57

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ ۝٥٧

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

"Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.

Kelimeler
58

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ ۝٥٨

ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

Melekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.

Kelimeler
59

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٥٩

illâ âle lûṭ. innâ lemüneccûhüm ecme`în.

Ancak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız.

Kelimeler
60

إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ ۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَـٰبِرِينَ ۝٦٠

ille-mraetehû ḳaddernâ innehâ lemine-lgâbirîn.

Yalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.

Kelimeler
61

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ ۝٦١

felemmâ câe âle lûṭini-lmürselûn.

Melek olan elçiler, Lût kavmine gelince,

Kelimeler
62

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ ۝٦٢

ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.

Lût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."

Kelimeler
63

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَـٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ ۝٦٣

ḳâlû bel ci'nâke bimâ kânû fîhi yemterûn.

Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."

Kelimeler
64

وَأَتَيْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ ۝٦٤

veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.

"Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz."

Kelimeler
65

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَـٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ ۝٦٥

feesri biehlike biḳiṭ`im mine-lleyli vettebi` edbârahüm velâ yeltefit minküm eḥadüv vemḍû ḥayŝü tü'merûn.

"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."

Kelimeler
66

وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ ۝٦٦

veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-l'emra enne dâbira hâülâi maḳṭû`um muṣbiḥîn.

Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."

Kelimeler
67

وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ ۝٦٧

vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.

Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.

Kelimeler
68

قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ ۝٦٨

ḳâle inne hâülâi ḍayfî felâ tefḍaḥûn.

Lût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin."

Kelimeler
69

وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ ۝٦٩

vetteḳu-llâhe velâ tuḫzûn.

"Allah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin."

Kelimeler
70

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ ۝٧٠

ḳâlû evelem nenheke `ani-l`âlemîn.

Lût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?"

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu