İçeriğe geç
79

Nâziât Suresi

النازعات

Ayet
46
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
81.
Cüz
30.
Kelime
179
Harf
785
Ebced
59.822

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

16–46. ayetler gösteriliyor.

16

إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ۝١٦

iẕ nâdâhü rabbühû bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti:

Kelimeler
17

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ۝١٧

iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

"Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."

Kelimeler
18

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ ۝١٨

feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.

De ki: İster misin arınasın?

Kelimeler
19

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ ۝١٩

veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.

Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın.

Kelimeler
20

فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ ۝٢٠

feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.

Kelimeler
21

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ ۝٢١

fekeẕẕebe ve`aṣâ.

Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi.

Kelimeler
22

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ ۝٢٢

ŝümme edbera yes`â.

Sonra koşarak dönüp gitti.

Kelimeler
23

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ ۝٢٣

feḥaşera fenâdâ.

Derken adamlarını topladı da bağırdı:

Kelimeler
24

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ ۝٢٤

feḳâle ene rabbükümü-l'a`lâ.

"Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi.

Kelimeler
25

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ ۝٢٥

feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.

Kelimeler
26

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ ۝٢٦

inne fî ẕâlike le`ibratel limey yaḫşâ.

Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

Kelimeler
27

ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا ۝٢٧

eentüm eşeddü ḫalḳan emi-ssemâü. benâhâ.

Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.

Kelimeler
28

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا ۝٢٨

rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.

Kelimeler
29

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا ۝٢٩

veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

Kelimeler
30

وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ ۝٣٠

vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.

Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.

Kelimeler
31

أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا ۝٣١

aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

Kelimeler
32

وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا ۝٣٢

velcibâle ersâhâ.

Dağlarını oturttu.

Kelimeler
33

مَتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ ۝٣٣

metâ`al leküm velien`âmiküm.

Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

Kelimeler
34

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ ۝٣٤

feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,

Kelimeler
35

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ مَا سَعَىٰ ۝٣٥

yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün,

Kelimeler
36

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ ۝٣٦

vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,

Kelimeler
37

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ ۝٣٧

feemmâ men ṭagâ.

Artık her kim azgınlık etmiş,

Kelimeler
38

وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ۝٣٨

veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

Ve dünya hayatını tercih etmişse,

Kelimeler
39

فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ۝٣٩

feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir.

Kelimeler
40

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ ۝٤٠

veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,

Kelimeler
41

فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ۝٤١

feinne-lcennete hiye-lme'vâ.

Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.

Kelimeler
42

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا ۝٤٢

yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ.

Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.

Kelimeler
43

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ ۝٤٣

fîme ente min ẕikrâhâ.

Sen nerde, onu anlatmak nerde?!

Kelimeler
44

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ ۝٤٤

ilâ rabbike müntehâhâ.

Onun son ilmi Rabbine aittir.

Kelimeler
45

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا ۝٤٥

innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.

Kelimeler
46

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا ۝٤٦

keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbeŝû illâ `aşiyyeten ev ḍuḥâhâ.

Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu