İçeriğe geç
15

Hicr Suresi

الحجر

Ayet
99
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
54.
Cüz
14.
Kelime
657
Harf
2.882
Ebced
179.880

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

32–51. ayetler gösteriliyor.

32

قَالَ يَـٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ ۝٣٢

ḳâle yâ iblîsü mâ leke ellâ tekûne me`a-ssâcidîn.

Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

Kelimeler
33

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ ۝٣٣

ḳâle lem ekül liescüde libeşerin ḫalaḳtehû min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

İblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."

Kelimeler
34

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ ۝٣٤

ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.

Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."

Kelimeler
35

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ ۝٣٥

veinne `aleyke-lla`nete ilâ yevmi-ddîn.

"Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."

Kelimeler
36

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ ۝٣٦

ḳâle rabbi feenżirnî ilâ yevmi yüb`aŝûn.

İblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.

Kelimeler
37

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ ۝٣٧

ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."

Kelimeler
38

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ ۝٣٨

ilâ yevmi-lvaḳti-lma`lûm.

"Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."

Kelimeler
39

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٣٩

ḳâle rabbi bimâ agveytenî leüzeyyinenne lehüm fi-l'arḍi veleugviyennehüm ecme`în.

İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

Kelimeler
40

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ ۝٤٠

illâ `ibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.

"Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."

Kelimeler
41

قَالَ هَـٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ ۝٤١

ḳâle hâẕâ ṣirâṭun `aleyye müsteḳîm.

Allah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."

Kelimeler
42

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَـٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ ۝٤٢

inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭânün illâ meni-ttebe`ake mine-lgâvîn.

"Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."

Kelimeler
43

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٤٣

veinne cehenneme lemev`idühüm ecme`în.

"Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir."

Kelimeler
44

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ ۝٤٤

lehâ seb`atü ebvâb. likülli bâbim minhüm cüz'üm maḳsûm.

"Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır."

Kelimeler
45

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٤٥

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.

Kelimeler
46

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَـٰمٍ ءَامِنِينَ ۝٤٦

üdḫulûhâ biselâmin âminîn.

Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir.

Kelimeler
47

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ ۝٤٧

veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen `alâ sürurim müteḳâbilîn.

Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.

Kelimeler
48

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ ۝٤٨

lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.

Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

Kelimeler
49

۞ نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ۝٤٩

nebbi' `ibâdî ennî ene-lgafûru-rraḥîm.

Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.

Kelimeler
50

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ ۝٥٠

veenne `aẕâbî hüve-l`aẕâbü-l'elîm.

Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere:

Kelimeler
51

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ۝٥١

venebbi'hüm `an ḍayfi ibrâhîm.

Hem o kullara, İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu