İçeriğe geç
69

Hâkka Suresi

الحاقة

Ayet
52
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
78.
Cüz
29.
Kelime
260
Harf
1.133
Ebced
84.116

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

9–34. ayetler gösteriliyor.

9

وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَـٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ ۝٩

vecâe fir`avnü vemen ḳablehû velmü'tefikâtü bilḫâṭieh.

Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler.

Kelimeler
10

فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً ۝١٠

fe`aṣav rasûle rabbihim feeḫaẕehüm aḫẕeter râbiyetâ.

Hep Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

Kelimeler
11

إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ ۝١١

innâ lemmâ ṭaga-lmâü ḥamelnâküm fi-lcâriyeh.

Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.

Kelimeler
12

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ ۝١٢

linec`alehâ leküm teẕkiratev vete`iyehâ üẕünüv vâ`iyeh.

Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

Kelimeler
13

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ ۝١٣

feiẕâ nüfiḫa fi-ṣṣûri nefḫatüv vâḥideh.

Sûr'a bir tek üfleme üflendiği,

Kelimeler
14

وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً ۝١٤

veḥumileti-l'arḍu velcibâlü fedükketâ dekketev vâḥidetâ.

Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,

Kelimeler
15

فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ ۝١٥

feyevmeiẕiv veḳa`ati-lvâḳi`ah.

İşte o gün olacak olur.

Kelimeler
16

وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ ۝١٦

venşeḳḳati-ssemâü fehiye yevmeiẕiv vâhiyeh.

O gün gök yarılmış, sarkmıştır.

Kelimeler
17

وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَـٰنِيَةٌ ۝١٧

velmelekü `alâ ercâihâ. veyaḥmilü `arşe rabbike fevḳahüm yevmeiẕin ŝemâniyeh.

Melekler de onun etrafındadır, O gün Rabbinin Arşını bunların da üstünde sekiz melek yüklenir.

Kelimeler
18

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ ۝١٨

yevmeiẕin tü`raḍûne lâ taḫfâ minküm ḫâfiyeh.

O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.

Kelimeler
19

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَـٰبِيَهْ ۝١٩

feemmâ men ûtiye kitâbehû biyemînihî feyeḳûlü hâümu-ḳraû kitâbiyeh.

Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."

Kelimeler
20

إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَـٰقٍ حِسَابِيَهْ ۝٢٠

innî żanentü ennî mülâḳin ḥisâbiyeh.

"Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.

Kelimeler
21

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ ۝٢١

fehüve fî `îşetir râḍiyeh.

Artık o hoşnut bir hayattadır.

Kelimeler
22

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ ۝٢٢

fî cennetin `âliyeh.

Yüksek bir cennettedir.

Kelimeler
23

قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ ۝٢٣

ḳuṭûfühâ dâniyeh.

Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.

Kelimeler
24

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ ۝٢٤

külû veşrabû henîem bimâ esleftüm fi-l'eyyâmi-lḫâliyeh.

"Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için." (denir).

Kelimeler
25

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ ۝٢٥

veemmâ men ûtiye kitâbehû bişimâlihî feyeḳûlü yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh.

Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,

Kelimeler
26

وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ ۝٢٦

velem edri mâ ḥisâbiyeh.

Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,

Kelimeler
27

يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ ۝٢٧

yâ leytehâ kâneti-lḳâḍiyeh.

Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı.

Kelimeler
28

مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ ۝٢٨

mâ agnâ `annî mâliyeh.

Malım bana hiç fayda vermedi.

Kelimeler
29

هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ ۝٢٩

heleke `annî sülṭâniyeh.

Gücüm de benden yok olup gitti."

Kelimeler
30

خُذُوهُ فَغُلُّوهُ ۝٣٠

ḫuẕûhü fegullûh.

(Zebanilere şöyle denir): "Onu yakalayın da bağlayın."

Kelimeler
31

ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ ۝٣١

ŝümme-lceḥîme ṣallûh.

"Sonra cehenneme atın onu."

Kelimeler
32

ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ ۝٣٢

ŝümme fî silsiletin ẕer`uhâ seb`ûne ẕirâ`an feslükûh.

"Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."

Kelimeler
33

إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ ۝٣٣

innehû kâne lâ yü'minü billâhi-l`ażîm.

Çünkü o, büyük Allah'a inanmıyordu.

Kelimeler
34

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ۝٣٤

velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.

Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu