İçeriğe geç
37

Sâffât Suresi

الصافات

Ayet
182
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
56.
Cüz
23.
Kelime
865
Harf
3.899
Ebced
259.831

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

103–126. ayetler gösteriliyor.

103

فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ ۝١٠٣

felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.

Kelimeler
104

وَنَـٰدَيْنَـٰهُ أَن يَـٰٓإِبْرَٰهِيمُ ۝١٠٤

venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "

Kelimeler
105

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٠٥

ḳad ṣaddaḳte-rru'yâ. innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

Kelimeler
106

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَـٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ ۝١٠٦

inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn.

"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)

Kelimeler
107

وَفَدَيْنَـٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ ۝١٠٧

vefedeynâhü biẕibḥin `ażîm.

Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.

Kelimeler
108

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝١٠٨

veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.

Kelimeler
109

سَلَـٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ ۝١٠٩

selâmün `alâ ibrâhîm.

Selam olsun İbrahim'e...

Kelimeler
110

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١١٠

keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

Kelimeler
111

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١١١

innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.

Kelimeler
112

وَبَشَّرْنَـٰهُ بِإِسْحَـٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ ۝١١٢

vebeşşernâhü biisḥâḳa nebiyyem mine-ṣṣâliḥîn.

Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.

Kelimeler
113

وَبَـٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَـٰقَ ۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ ۝١١٣

vebâraknâ `aleyhi ve`alâ isḥâḳ. vemin ẕürriyyetihimâ muḥsinüv veżâlimül linefsihî mübîn.

Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.

Kelimeler
114

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ ۝١١٤

veleḳad menennâ `alâ mûsâ vehârûn.

Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.

Kelimeler
115

وَنَجَّيْنَـٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ۝١١٥

venecceynâhümâ veḳavmehümâ mine-lkerbi-l`ażîm.

Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Kelimeler
116

وَنَصَرْنَـٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ ۝١١٦

veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.

Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.

Kelimeler
117

وَءَاتَيْنَـٰهُمَا ٱلْكِتَـٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ ۝١١٧

veâteynâhüme-lkitâbe-lmüstebîn.

Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.

Kelimeler
118

وَهَدَيْنَـٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ ۝١١٨

vehedeynâhüme-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm.

Kendilerini doğru yola çıkardık.

Kelimeler
119

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝١١٩

veteraknâ `aleyhimâ fi-l'âḫirîn.

Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:

Kelimeler
120

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ ۝١٢٠

selâmün `alâ mûsâ vehârûn.

Selam olsun, Musa ile Harun'a.

Kelimeler
121

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٢١

innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

Kelimeler
122

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١٢٢

innehümâ min `ibâdine-lmü'minîn.

Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.

Kelimeler
123

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٢٣

veinne ilyâse lemine-lmürselîn.

Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.

Kelimeler
124

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٢٤

iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.

Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.

Kelimeler
125

أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَـٰلِقِينَ ۝١٢٥

eted`ûne ba`lev veteẕerûne aḥsene-lḫâliḳîn.

↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.

Kelimeler
126

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٢٦

allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.

↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu