İçeriğe geç
53

Necm Suresi

النجم

Ayet
62
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
23.
Cüz
27.
Kelime
360
Harf
1.433
Ebced
106.678

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1–26. ayetler gösteriliyor.

1

وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ ۝١

vennecmi iẕâ hevâ.

İnmekte olan yıldıza andolsun ki,

Kelimeler
2

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ ۝٢

mâ ḍalle ṣâḥibüküm vemâ gavâ.

Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.

Kelimeler
3

وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ ۝٣

vemâ yenṭiḳu `ani-lhevâ.

O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.

Kelimeler
4

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ ۝٤

in hüve illâ vaḥyüy yûḥâ.

O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.

Kelimeler
5

عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ ۝٥

`allemehû şedîdü-lḳuvâ.

Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti

Kelimeler
6

ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ ۝٦

ẕû mirrah. festevâ.

(Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu.

Kelimeler
7

وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ ۝٧

vehüve bil'üfüḳi-l'a`lâ.

O, en yüksek ufukta idi.

Kelimeler
8

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ ۝٨

ŝümme denâ fetedellâ.

Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.

Kelimeler
9

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ ۝٩

fekâne ḳâbe ḳavseyni ev ednâ.

Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.

Kelimeler
10

فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ ۝١٠

feevḥâ ilâ `abdihî mâ evḥâ.

(Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.

Kelimeler
11

مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ ۝١١

mâ keẕebe-lfüâdü mâ raâ.

Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.

Kelimeler
12

أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ ۝١٢

efetümârûnehû `alâ mâ yerâ.

Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.

Kelimeler
13

وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ ۝١٣

veleḳad raâhü nezleten uḫrâ.

Andolsun onu bir kez daha görmüştü.

Kelimeler
14

عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ ۝١٤

`inde sidrati-lmüntehâ.

Sidretü'lMüntehâ'nın yanında.

Kelimeler
15

عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ ۝١٥

`indehâ cennetü-lme'vâ.

Ki Cennetü'lMe'vâ onun yanındadır.

Kelimeler
16

إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ ۝١٦

iẕ yagşe-ssidrate mâ yagşâ.

Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Kelimeler
17

مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ۝١٧

mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.

(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.

Kelimeler
18

لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ ۝١٨

leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.

Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.

Kelimeler
19

أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ ۝١٩

eferaeytümü-llâte vel`uzzâ.

Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı?

Kelimeler
20

وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ ۝٢٠

vemenâte-ŝŝâliŝete-l'uḫrâ.

Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?

Kelimeler
21

أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ ۝٢١

elekümü-ẕẕekeru velehü-l'ünŝâ.

Size erkek O'na dişi öyle mi?

Kelimeler
22

تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ ۝٢٢

tilke iẕen ḳismetün ḍîzâ.

Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.

Kelimeler
23

إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَـٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ ۝٢٣

in hiye illâ esmâün semmeytümûhâ entüm veâbâüküm mâ enzele-llâhü bihâ min sülṭân. iy yettebi`ûne ille-żżanne vemâ tehve-l'enfüs. veleḳad câehüm mir rabbihimü-lhüdâ.

Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.

Kelimeler
24

أَمْ لِلْإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ ۝٢٤

em lil'insâni mâ temennâ.

Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?

Kelimeler
25

فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ ۝٢٥

felillâhi-l'âḫiratü vel'ûlâ.

Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır.

Kelimeler
26

۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَـٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ ۝٢٦

vekem mim melekin fi-ssemâvâti lâ tugnî şefâ`atühüm şey'en illâ mim ba`di ey ye'ẕene-llâhü limey yeşâü veyerḍâ.

Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu