İçeriğe geç
56

Vâkıa Suresi

الواقعة

Ayet
96
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
46.
Cüz
27.
Kelime
379
Harf
1.756
Ebced
124.268

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

17–50. ayetler gösteriliyor.

17

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ ۝١٧

yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

Çevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar.

Kelimeler
18

بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ ۝١٨

biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.

Kelimeler
19

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ ۝١٩

lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Kelimeler
20

وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ ۝٢٠

vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

Beğendikleri meyvalar,

Kelimeler
21

وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ ۝٢١

velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

Canlarının çektiği kuş etleri,

Kelimeler
22

وَحُورٌ عِينٌ ۝٢٢

veḥûrun `în.

İri gözlü hûriler,

Kelimeler
23

كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ ۝٢٣

keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

Saklı inciler gibi,

Kelimeler
24

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ۝٢٤

cezâem bimâ kânû ya`melûn.

Yaptıklarına karşılık olarak verilir.

Kelimeler
25

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا ۝٢٥

lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

Kelimeler
26

إِلَّا قِيلًا سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا ۝٢٦

illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

Duydukları söz, yalnız "selam", "selam" dır.

Kelimeler
27

وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ ۝٢٧

veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

Sağın adamları, nedir o sağın adamları!

Kelimeler
28

فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ ۝٢٨

fî sidrim maḫḍûd.

Dalbastı kirazlar,

Kelimeler
29

وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ ۝٢٩

veṭalḥim menḍûd.

Meyva dizili muzlar,

Kelimeler
30

وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ ۝٣٠

veżillim memdûd.

Uzamış gölgeler,

Kelimeler
31

وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ ۝٣١

vemâim meskûb.

Fışkıran sular.

Kelimeler
32

وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ ۝٣٢

vefâkihetin keŝîrah.

Pek çok meyva arasında,

Kelimeler
33

لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ ۝٣٣

lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

Tükenmeyen ve yasaklanmayan

Kelimeler
34

وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ ۝٣٤

vefüruşim merfû`ah.

Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

Kelimeler
35

إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً ۝٣٥

innâ enşe'nâhünne inşââ.

Biz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık).

Kelimeler
36

فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا ۝٣٦

fece`alnâhünne ebkârâ.

Onları bâkireler yaptık.

Kelimeler
37

عُرُبًا أَتْرَابًا ۝٣٧

`uruben etrâbâ.

Hep yaşıt sevgililer,

Kelimeler
38

لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ ۝٣٨

liaṣḥâbi-lyemîn.

Sağın adamları içindir.

Kelimeler
39

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٣٩

ŝülletüm mine-l'evvelîn.

Bir çoğu öncekilerdendir.

Kelimeler
40

وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝٤٠

veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

Bir çoğu da sonrakilerdendir.

Kelimeler
41

وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ ۝٤١

veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

Solun adamları, nedir o solcular!

Kelimeler
42

فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ ۝٤٢

fî semûmiv veḥamîm.

İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde,

Kelimeler
43

وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ ۝٤٣

veżillim miy yaḥmûm.

Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.

Kelimeler
44

لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ ۝٤٤

lâ bâridiv velâ kerîm.

Ki ne serindir, ne de faydalı.

Kelimeler
45

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ ۝٤٥

innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı.

Kelimeler
46

وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ ۝٤٦

vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.

Kelimeler
47

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝٤٧

vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

Ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"

Kelimeler
48

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ ۝٤٨

eveâbâüne-l'evvelûn.

"Önceki atalarımızda mı?"

Kelimeler
49

قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ ۝٤٩

ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

De ki: "Öncekiler ve sonrakiler"

Kelimeler
50

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ ۝٥٠

lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

"Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu