Tekvîr Suresi
التكوير
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1–20. ayetler gösteriliyor.
وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ ٥
veiẕe-lvuḥûşü ḥuşirat.
Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ ٦
veiẕe-lbiḥâru süccirat.
Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ ٧
veiẕe-nnüfûsü züvvicet.
Nefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında),
وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ ٨
veiẕe-lmev'ûdetü süilet.
Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda,
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ ١٤
`alimet nefsüm mâ aḥḍarat.
Herkes ne getirmiş olduğunu anlar.
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ ١٥
felâ uḳsimü bilḫunnes.
Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),
وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ ١٨
veṣṣubḥi iẕâ teneffes.
Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ١٩
innehû leḳavlü rasûlin kerîm.
Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür.
ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ ٢٠
ẕî ḳuvvetin `inde ẕi-l`arşi mekîn.
O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.