İçeriğe geç
26

Şuarâ Suresi

الشعراء

Ayet
227
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
47.
Cüz
19.
Kelime
1.320
Harf
5.630
Ebced
392.124

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

20–39. ayetler gösteriliyor.

20

قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ ۝٢٠

ḳâle fe`altühâ iẕev veenâ mine-ḍḍâllîn.

Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım."

Kelimeler
21

فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝٢١

feferartü minküm lemmâ ḫiftüküm fevehebe lî rabbî ḥukmev vece`alenî mine-lmürselîn.

"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı."

Kelimeler
22

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ۝٢٢

vetilke ni`metün temünnühâ `aleyye en `abbette benî isrâîl.

"O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. "

Kelimeler
23

قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ۝٢٣

ḳâle fir`avnü vemâ rabbü-l`âlemîn.

Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki?"

Kelimeler
24

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ۝٢٤

ḳâle rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir."

Kelimeler
25

قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ ۝٢٥

ḳâle limen ḥavlehû elâ testemi`ûn.

(Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.

Kelimeler
26

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٢٦

ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir."

Kelimeler
27

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ ۝٢٧

ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.

(Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.

Kelimeler
28

قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ ۝٢٨

ḳâle rabbü-lmeşriḳi velmagribi vemâ beynehümâ. in küntüm ta`ḳilûn.

Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir."

Kelimeler
29

قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَـٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ ۝٢٩

ḳâle leini-tteḫaẕte ilâhen gayrî leec`alenneke mine-lmescûnîn.

Firavun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi.

Kelimeler
30

قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ ۝٣٠

ḳâle evelev ci'tüke bişey'im mübîn.

Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"

Kelimeler
31

قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ ۝٣١

ḳâle fe'ti bihî in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi.

Kelimeler
32

فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ ۝٣٢

feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.

Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Kelimeler
33

وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ ۝٣٣

veneza`a yedehû feiẕâ hiye beyḍâü linnâżirîn.

Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi.

Kelimeler
34

قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ عَلِيمٌ ۝٣٤

ḳâle lilmelei ḥavlehû inne hâẕâ lesâḥirun `alîm.

Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"

Kelimeler
35

يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ ۝٣٥

yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm bisiḥrih. femâẕâ te'mürûn.

"Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"

Kelimeler
36

قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَـٰشِرِينَ ۝٣٦

ḳâlû ercih veeḫâhü veb`aŝ fi-lmedâini ḥâşirîn.

Dediler ki: "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder."

Kelimeler
37

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ ۝٣٧

ye'tûke bikülli seḥḥârin `alîm.

"Bütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler."

Kelimeler
38

فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ ۝٣٨

fecümi`a-sseḥaratü limîḳâti yevmim ma`lûm.

Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

Kelimeler
39

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ ۝٣٩

veḳîle linnâsi hel entüm müctemi`ûn.

Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu