Tûr Suresi
الطور
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1–14. ayetler gösteriliyor.
وَكِتَـٰبٍ مَّسْطُورٍ ٢
vekitâbim mesṭûr.
Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,
فِى رَقٍّ مَّنشُورٍ ٣
fî raḳḳim menşûr.
↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.
إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٌ ٧
inne `aẕâbe rabbike levâḳi`.
Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.
يَوْمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوْرًا ٩
yevme temûru-ssemâü mevrâ.
O gün gök, bir çalkanış çalkalanır
فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ١١
feveylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
Vay haline o gün yalanlayanların!
ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ ١٢
elleẕîne hüm fî ḫavḍiy yel`abûn.
Ki onlar, daldıkları bir batak (bâtıl)da oynayıp duruyorlar.
يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا ١٣
yevme yüde``ûne ilâ nâri cehenneme da``â.
O gün onlar cehennem ateşine itilip kakılacaklar.
هَـٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ ١٤
hâẕihi-nnâru-lletî küntüm bihâ tükeẕẕibûn.
(Onlara): "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur" (denilecek).