كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ ١٦٠
keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.
Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
الشعراء
160–183. ayetler gösteriliyor.
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ ١٦٠
keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.
Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٦١
iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm lûṭun elâ tetteḳûn.
Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?"
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٦٢
innî leküm rasûlün emîn.
"Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٦٣
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
"Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ١٦٤
vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."
أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَـٰلَمِينَ ١٦٥
ete'tûne-ẕẕükrâne mine-l`âlemîn.
"İnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?"
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ ١٦٦
veteẕerûne mâ ḫaleḳa leküm rabbüküm min ezvâciküm. bel entüm ḳavmün `âdûn.
"Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"
قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ ١٦٧
ḳâlû leil lem tentehi yâ lûṭu letekûnenne mine-lmuḫracîn.
Onlar şöyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın."
قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ ١٦٨
ḳâle innî li`ameliküm mine-lḳâlîn.
Lût "Doğrusu ben, dedi, sizin bu işinize buğzedenlerdenim."
رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ ١٦٩
rabbi neccinî veehlî mimmâ ya`melûn.
"Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar."
فَنَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ ١٧٠
fenecceynâhü veehlehû ecme`în.
Biz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık,
إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ ١٧١
illâ `acûzen fi-lgâbirîn.
Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.
ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ ١٧٢
ŝümme demmerne-l'âḫarîn.
Sonra geridekilerin hepsini helak ettik.
وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ ١٧٣
veemṭarnâ `aleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.
Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ ١٧٤
inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٧٥
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ ١٧٦
keẕẕebe aṣḥâbü-l'eyketi-lmürselîn.
Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti.
إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٧٧
iẕ ḳâle lehüm şu`aybün elâ tetteḳûn.
Hani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ ١٧٨
innî leküm rasûlün emîn.
"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٧٩
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
"Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ١٨٠
vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan yalnız âlemlerin Rabbidir."
۞ أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ ١٨١
evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.
"Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın."
وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ١٨٢
vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.
"Ve doğru terazi ile tartın."
وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ ١٨٣
velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.
"Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."