İçeriğe geç
23

Mü'minûn Suresi

المؤمنون

Ayet
118
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
74.
Cüz
18.
Kelime
1.052
Harf
4.483
Ebced
343.416

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1–17. ayetler gösteriliyor.

1

قَدْ أَفْلَحَ ٱلْمُؤْمِنُونَ ۝١

ḳad efleḥa-lmü'minûn.

Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir,

Kelimeler
2

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى صَلَاتِهِمْ خَـٰشِعُونَ ۝٢

elleẕîne hüm fî ṣalâtihim ḫâşi`ûn.

Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler,

Kelimeler
3

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ ۝٣

velleẕîne hüm `ani-llagvi mü`riḍûn.

Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler,

Kelimeler
4

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَـٰعِلُونَ ۝٤

velleẕîne hüm lilzekâti fâ`ilûn.

Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler,

Kelimeler
5

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَـٰفِظُونَ ۝٥

velleẕîne hüm lifürûcihim ḥâfiżûn.

Ve onlar ki, iffetlerini korurlar,

Kelimeler
6

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ ۝٦

illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir.

Kelimeler
7

فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ ۝٧

femeni-btegâ verâe ẕâlike feülâike hümü-l`âdûn.

Şu halde, kim bunun ötesine gitmeyi isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.

Kelimeler
8

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ ۝٨

velleẕîne hüm liemânâtihim ve`ahdihim râ`ûn.

Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler,

Kelimeler
9

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمْ يُحَافِظُونَ ۝٩

velleẕîne hüm `alâ ṣalevâtihim yüḥâfiżûn.

Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler,

Kelimeler
10

أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ ۝١٠

ülâike hümü-lvâriŝûn.

İşte asıl onlar varislerdir.

Kelimeler
11

ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ ۝١١

elleẕîne yeriŝûne-lfirdevs. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Ki, Firdevs'e varis olan bu kimseler orada ebedî kalırlar.

Kelimeler
12

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِن سُلَـٰلَةٍ مِّن طِينٍ ۝١٢

veleḳad ḫalaḳne-l'insâne min sülâletim min ṭîn.

And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık.

Kelimeler
13

ثُمَّ جَعَلْنَـٰهُ نُطْفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ ۝١٣

ŝümme ce`alnâhü nuṭfeten fî ḳarârim mekîn.

Sonra onu emin ve sağlam bir karargahta (rahimde) nutfe (sperma) haline getirdik.

Kelimeler
14

ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَـٰمًا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَـٰمَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَـٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَـٰلِقِينَ ۝١٤

ŝümme ḫalaḳne-nnuṭfete `aleḳaten feḫalaḳne-l`aleḳate muḍgaten feḫalaḳne-lmuḍgate `iżâmen fekesevne-l`iżâme laḥmâ. ŝümme enşe'nâhü ḫalḳan âḫar. fetebârake-llâhü aḥsenü-lḫâliḳîn.

Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir.

Kelimeler
15

ثُمَّ إِنَّكُم بَعْدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ ۝١٥

ŝümme inneküm ba`de ẕâlike lemeyyitûn.

Sonra siz bunun ardından, muhakkak ki öleceksiniz.

Kelimeler
16

ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ تُبْعَثُونَ ۝١٦

ŝümme inneküm yevme-lḳiyâmeti tüb`aŝûn.

Sonra da siz, şüphesiz, kıyamet gününde tekrar diriltileceksiniz.

Kelimeler
17

وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَـٰفِلِينَ ۝١٧

veleḳad ḫalaḳnâ fevḳaküm seb`a ṭarâiḳ. vemâ künnâ `ani-lḫalḳi gâfilîn.

Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz, yaratmaktan habersiz değiliz.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu