İçeriğe geç
70

Meâric Suresi

المعارج

Ayet
44
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
79.
Cüz
29.
Kelime
217
Harf
971
Ebced
70.600

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

11–39. ayetler gösteriliyor.

11

يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ ۝١١

yübeṣṣarûnehüm. yeveddü-lmücrimü lev yeftedî min `aẕâbi yevmiiẕim bibenîh.

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,

Kelimeler
12

وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ ۝١٢

veṣâḥibetihî veeḫîh.

Eşini ve kardeşini,

Kelimeler
13

وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ ۝١٣

vefeṣîletihi-lletî tü'vîh.

Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,

Kelimeler
14

وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ ۝١٤

vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.

Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.

Kelimeler
15

كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ ۝١٥

kellâ. innehâ leżâ.

Hayır, o alevlenen bir ateştir.

Kelimeler
16

نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ ۝١٦

nezzâ`atel lişşevâ.

Derileri kavurur, soyar.

Kelimeler
17

تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ ۝١٧

ted`û men edbera vetevellâ.

Çağırır, sırtını dönüp gideni,

Kelimeler
18

وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ ۝١٨

veceme`a feev`â.

Mal toplayıp kasada yığanı,

Kelimeler
19

۞ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا ۝١٩

inne-l'insâne ḫuliḳa helû`â.

Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır.

Kelimeler
20

إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا ۝٢٠

iẕâ messehü-şşerru cezû`â.

Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır.

Kelimeler
21

وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا ۝٢١

veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.

Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder.

Kelimeler
22

إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ ۝٢٢

ille-lmüṣallîn.

Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.

Kelimeler
23

ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ ۝٢٣

elleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim dâimûn.

Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.

Kelimeler
24

وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ ۝٢٤

velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum ma`lûm.

Onların mallarında belli bir hak vardır,

Kelimeler
25

لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ ۝٢٥

lissâili velmaḥrûm.

Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.

Kelimeler
26

وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ۝٢٦

velleẕîne yüṣaddiḳûne biyevmi-ddîn.

Onlar ki ceza gününü tasdik ederler.

Kelimeler
27

وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ ۝٢٧

velleẕîne hüm min `aẕâbi rabbihim müşfiḳûn.

Rablerinin azabından korkarlar.

Kelimeler
28

إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ ۝٢٨

inne `aẕâbe rabbihim gayru me'mûn.

Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.

Kelimeler
29

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَـٰفِظُونَ ۝٢٩

velleẕîne hüm lifürûcihim ḥâfiżûn.

Onlar ki ırzlarını korurlar.

Kelimeler
30

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ ۝٣٠

illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.

Kelimeler
31

فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ ۝٣١

femeni-btegâ verâe ẕâlike feülâike hümü-l`âdûn.

Bundan ötesini isteyenler, var ya işte onlar haddi aşanlardır.

Kelimeler
32

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَـٰنَـٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ ۝٣٢

velleẕîne hüm liemânâtihim ve`ahdihim râ`ûn.

Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

Kelimeler
33

وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَـٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ ۝٣٣

velleẕîne hüm bişehâdetihim ḳâimûn.

Şahitliklerinde dürüsttürler.

Kelimeler
34

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ ۝٣٤

velleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim yüḥâfiżûn.

Namazlarına devam ederler.

Kelimeler
35

أُو۟لَـٰٓئِكَ فِى جَنَّـٰتٍ مُّكْرَمُونَ ۝٣٥

ülâike fî cennâtim mükramûn.

İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar.

Kelimeler
36

فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ ۝٣٦

femâ lilleẕîne keferû ḳibeleke mühti`în.

Şimdi ne oluyor o inkâr edenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar:

Kelimeler
37

عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ ۝٣٧

`ani-lyemîni ve`ani-şşimâli `izîn.

Sağdan ve soldan bölük bölük.

Kelimeler
38

أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ ۝٣٨

eyaṭme`u küllü-mriim minhüm ey yüdḫale cennete ne`îm.

Onlardan herbiri, bir nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?

Kelimeler
39

كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ ۝٣٩

kellâ. innâ ḫalaḳnâhüm mimmâ ya`lemûn.

Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu