İçeriğe geç
75

Kıyâmet Suresi

القيامة

Ayet
40
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
31.
Cüz
29.
Kelime
164
Harf
676
Ebced
49.068

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

20–40. ayetler gösteriliyor.

20

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ ۝٢٠

kellâ bel tüḥibbûne-l`âcileh.

Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da

Kelimeler
21

وَتَذَرُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ ۝٢١

veteẕerûne-l'âḫirah.

Ahireti bırakıyorsunuz.

Kelimeler
22

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاضِرَةٌ ۝٢٢

vucûhüy yevmeiẕin nâḍirah.

Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.

Kelimeler
23

إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌ ۝٢٣

ilâ rabbihâ nâżirah.

Rabbine bakar.

Kelimeler
24

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌ ۝٢٤

vevucûhüy yevmeiẕim bâsirah.

Yüzler de var ki o gün asıktır.

Kelimeler
25

تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ ۝٢٥

teżunnü ey yüf`ale bihâ fâḳirah.

Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.

Kelimeler
26

كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ ۝٢٦

kellâ iẕâ belegati-tterâḳiy.

Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,

Kelimeler
27

وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍ ۝٢٧

veḳîle men râḳ.

"Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.

Kelimeler
28

وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ ۝٢٨

veżanne ennehü-lfirâḳ.

Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.

Kelimeler
29

وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ ۝٢٩

velteffeti-ssâḳu bissâḳ.

Bacak bacağa dolaşır..

Kelimeler
30

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ ۝٣٠

ilâ rabbike yevmeiẕin-lmesâḳ.

İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.

Kelimeler
31

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ ۝٣١

felâ ṣaddeḳa velâ ṣallâ.

Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.

Kelimeler
32

وَلَـٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ۝٣٢

velâkin keẕẕebe vetevellâ.

Fakat yalanladı ve döndü.

Kelimeler
33

ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ ۝٣٣

ŝümme ẕehebe ilâ ehlihî yetemeṭṭâ.

Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.

Kelimeler
34

أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ ۝٣٤

evlâ leke feevlâ.

Gerektir o bela sana, gerek.

Kelimeler
35

ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ ۝٣٥

ŝümme evlâ leke feevlâ.

Evet, gerektir o bela sana gerek.

Kelimeler
36

أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى ۝٣٦

eyaḥsebü-l'insânü ey yütrake südâ.

İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?

Kelimeler
37

أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ ۝٣٧

elem yekü nuṭfetem mim meniyyiy yümnâ.

O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi?

Kelimeler
38

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ ۝٣٨

ŝümme kâne `aleḳaten feḫaleḳa fesevvâ.

Sonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.

Kelimeler
39

فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ ۝٣٩

fece`ale minhü-zzevceyni-ẕẕekera vel'ünŝâ.

Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti.

Kelimeler
40

أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْـِۧىَ ٱلْمَوْتَىٰ ۝٤٠

eleyse ẕâlike biḳâdirin `alâ ey yuḥyiye-lmevtâ.

Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu