İçeriğe geç
44

Duhân Suresi

الدخان

Ayet
59
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
64.
Cüz
25.
Kelime
346
Harf
1.474
Ebced
95.955

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

40–59. ayetler gösteriliyor.

40

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٤٠

inne yevme-lfaṣli mîḳâtühüm ecme`în.

Şüphesiz ki hakkı batıldan ayırd etme günü onların hepsinin bir araya toplanacağı gündür.

Kelimeler
41

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ ۝٤١

yevme lâ yugnî mevlen `am mevlen şey'ev velâ hüm yünṣarûn.

O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez.

Kelimeler
42

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ۝٤٢

illâ mer raḥime-llâh. innehû hüve-l`azîzü-rraḥîm.

Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.

Kelimeler
43

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ ۝٤٣

inne şecerate-zzeḳḳûm.

Gerçekten zakkum ağacı,

Kelimeler
44

طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ ۝٤٤

ṭa`âmü-l'eŝîm.

Günahkârların yemeğidir.

Kelimeler
45

كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ ۝٤٥

kelmühl. yaglî fi-lbüṭûn.

O pota gibi karınlarda kaynar.

Kelimeler
46

كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ ۝٤٦

kegalyi-lḥamîm.

O, kızgın bir sıvının kaynaması gibidir.

Kelimeler
47

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ ۝٤٧

ḫuẕûhü fa`tilûhü ilâ sevâi-lceḥîm.

Allah meleklere şöyle emreder. "Şunu tutun da Cehennem'in ortasına sürükleyin."

Kelimeler
48

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ ۝٤٨

ŝümme ṣubbû fevḳa ra'sihî min `aẕâbi-lḥamîm.

"Sonra onun başının üstüne kaynar su azabından dökün."

Kelimeler
49

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ ۝٤٩

ẕuḳ. inneke ente-l`azîzü-lkerîm.

Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.

Kelimeler
50

إِنَّ هَـٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ ۝٥٠

inne hâẕâ mâ küntüm bihî temterûn.

İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur."

Kelimeler
51

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ ۝٥١

inne-lmütteḳîne fî meḳâmin emîn.

Şüphesiz ki kötülükten sakınanlar güvenli bir makamdadırlar.

Kelimeler
52

فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٥٢

fî cennâtiv ve`uyûn.

Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Kelimeler
53

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ ۝٥٣

yelbesûne min sündüsiv veistebraḳim müteḳâbilîn.

Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.

Kelimeler
54

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ ۝٥٤

keẕâlik. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

İşte böyle, biz onları ayrıca iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.

Kelimeler
55

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ ۝٥٥

yed`ûne fîhâ bikülli fâkihetin âminîn.

Onlar orada güven içinde her çeşit meyveyi isteyebilirler.

Kelimeler
56

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ ۝٥٦

lâ yeẕûḳûne fîhe-lmevte ille-lmevtete-l'ûlâ. veveḳâhüm `aẕâbe-lceḥîm.

Onlar orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

Kelimeler
57

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٥٧

faḍlem mir rabbik. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

(Bunların hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir.) İşte büyük kurtuluş budur.

Kelimeler
58

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ ۝٥٨

feinnemâ yessernâhü bilisânike le`allehüm yeteẕekkerûn.

Biz Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.

Kelimeler
59

فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ ۝٥٩

ferteḳib innehüm mürteḳibûn.

Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu