İçeriğe geç
37

Sâffât Suresi

الصافات

Ayet
182
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
56.
Cüz
23.
Kelime
865
Harf
3.899
Ebced
259.831

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

52–76. ayetler gösteriliyor.

52

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ ۝٥٢

yeḳûlü einneke lemine-lmüṣaddiḳîn.

Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"

Kelimeler
53

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ ۝٥٣

eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemedînûn.

"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"

Kelimeler
54

قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ ۝٥٤

ḳâle hel entüm müṭṭali`ûn.

"Siz onu tanır mısınız?" der.

Kelimeler
55

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ ۝٥٥

feṭṭale`a feraâhü fî sevâi-lceḥîm.

Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.

Kelimeler
56

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ ۝٥٦

ḳâle tellâhi in kitte letürdîn.

Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."

Kelimeler
57

وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ ۝٥٧

velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.

"Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."

Kelimeler
58

أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ ۝٥٨

efemâ naḥnü bimeyyitîn.

"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?

Kelimeler
59

إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ ۝٥٩

illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

↑ Bu ayet, yukarıdaki ayetle birlikte çevrilmiştir.

Kelimeler
60

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٦٠

inne hâẕâ lehüve-lfevzü-l`ażîm.

İşte bu büyük kurtuluştur.

Kelimeler
61

لِمِثْلِ هَـٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَـٰمِلُونَ ۝٦١

limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.

Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.

Kelimeler
62

أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ ۝٦٢

eẕâlike ḫayrun nüzülen em şeceratü-zzeḳḳûm.

Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?

Kelimeler
63

إِنَّا جَعَلْنَـٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّـٰلِمِينَ ۝٦٣

innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.

Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.

Kelimeler
64

إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ ۝٦٤

innehâ şeceratün taḫrucü fî aṣli-lceḥîm.

O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.

Kelimeler
65

طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَـٰطِينِ ۝٦٥

ṭal`uhâ keennehû ruûsü-şşeyâṭîn.

Tomurcukları şeytanların başları gibidir.

Kelimeler
66

فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ ۝٦٦

feinnehüm leâkilûne minhâ femâliûne minhe-lbüṭûn.

Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.

Kelimeler
67

ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ ۝٦٧

ŝümme inne lehüm `aleyhâ leşevbem min ḥamîm.

Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.

Kelimeler
68

ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ ۝٦٨

ŝümme inne merci`ahüm leile-lceḥîm.

Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.

Kelimeler
69

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ ۝٦٩

innehüm elfev âbâehüm ḍâllîn.

Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.

Kelimeler
70

فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ ۝٧٠

fehüm `alâ âŝârihim yühra`ûn.

Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.

Kelimeler
71

وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٧١

veleḳad ḍalle ḳablehüm ekŝeru-l'evvelîn.

Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.

Kelimeler
72

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ ۝٧٢

veleḳad erselnâ fîhim münẕirîn.

Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.

Kelimeler
73

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ ۝٧٣

fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?

Kelimeler
74

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ۝٧٤

illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.

Kelimeler
75

وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ ۝٧٥

veleḳad nâdânâ nûḥun feleni`me-lmücîbûn.

Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.

Kelimeler
76

وَنَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ۝٧٦

venecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu