Müzzemmil Suresi
المزمل
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1–19. ayetler gösteriliyor.
قُمِ ٱلَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا ٢
ḳumi-lleyle illâ ḳalîlâ.
Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk (namaz kıl).
نِّصْفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا ٣
niṣfehû evi-nḳuṣ minhü ḳalîlâ.
Gecenin yarısında kalk, yahut yarısından biraz eksilt.
أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا ٤
ev zid `aleyhi verattili-lḳur'âne tertîlâ.
Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا ٥
innâ senülḳî `aleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).
إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيْلِ هِىَ أَشَدُّ وَطْـًٔا وَأَقْوَمُ قِيلًا ٦
inne nâşiete-lleyli hiye eşeddü vaṭ'ev veaḳvemü ḳîlâ.
Çünkü gece kalkışı hem daha etkili, hem de söz bakımından daha sağlamdır.
إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا ٧
inne leke fi-nnehâri sebḥan ṭavîlâ.
Çünkü gündüz senin için uzun bir meşguliyet vardır.
وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا ٨
veẕküri-sme rabbike vetebettel ileyhi tebtîlâ.
Rabbinin adını an ve bütün gönlünle ona yönel.
رَّبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذْهُ وَكِيلًا ٩
rabbü-lmeşriḳi velmagribi lâ ilâhe illâ hüve fetteḫiẕhü vekîlâ.
O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tut.
وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا ١٠
vaṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vehcürhüm hecran cemîlâ.
Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.
وَذَرْنِى وَٱلْمُكَذِّبِينَ أُو۟لِى ٱلنَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا ١١
veẕernî velmükeẕẕibîne üli-nna`meti vemehhilhüm ḳalîlâ.
O yalanlayıcı zevk ve refah sahiplerini bana bırak, onlara biraz mühlet ver.
إِنَّ لَدَيْنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا ١٢
inne ledeynâ enkâlev veceḥîmâ.
Zira bizim yanımızda bukağılar var, bir cehennem var.
وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا ١٣
veṭa`âmen ẕâ guṣṣativ ve`aẕâben elîmâ.
Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.
يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا ١٤
yevme tercüfü-l'arḍu velcibâlü vekâneti-lcibâlü keŝîbem mehîlâ.
O gün yer ve dağlar sarsılacak, dağlar erimiş bir kum yığınına dönecek.
إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَـٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا ١٥
innâ erselnâ ileyküm rasûlen şâhiden `aleyküm kemâ erselnâ ilâ fir`avne rasûlâ.
Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَـٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا ١٦
fe`aṣâ fir`avnü-rrasûle feeḫaẕnâhü aḫẕev vebîlâ.
Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا ١٧
fekeyfe tetteḳûne in kefertüm yevmey yec`alü-lvildâne şîbâ.
Peki inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatacak o günden (kıyamet gününden) kendinizi nasıl kurtaracaksınız?
ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ ۚ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا ١٨
essemâü münfeṭirum bih. kâne va`dühû mef`ûlâ.
O günün dehşetinden gök yarılır. Allah'ın sözü kesinlikle gerçekleşmiştir.
إِنَّ هَـٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا ١٩
inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.
İşte bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.