ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ ١
iḳterabeti-ssâ`atü venşeḳḳa-lḳamer.
Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
القمر
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1–6. ayetler gösteriliyor.
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ ١
iḳterabeti-ssâ`atü venşeḳḳa-lḳamer.
Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةً يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ ٢
veiy yerav âyetey yü`riḍû veyeḳûlû siḥrum müstemirr.
Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.
وَكَذَّبُوا۟ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ ۚ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ ٣
vekeẕẕebû vettebe`û ehvâehüm veküllü emrim müsteḳirr.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.
وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ ٤
veleḳad câehüm mine-l'embâi mâ fîhi müzdecer.
Andolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.
حِكْمَةٌۢ بَـٰلِغَةٌ ۖ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ ٥
ḥikmetüm bâligatün femâ tugni-nnüẕür.
Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ ۘ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ ٦
fetevelle `anhüm. yevme yed`u-ddâ`i ilâ şey'in nükür.
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.