İçeriğe geç
15

Hicr Suresi

الحجر

Ayet
99
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
54.
Cüz
14.
Kelime
657
Harf
2.882
Ebced
179.880

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

71–90. ayetler gösteriliyor.

71

قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَـٰعِلِينَ ۝٧١

ḳâle hâülâi benâtî in küntüm fâ`ilîn.

Lût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).

Kelimeler
72

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ ۝٧٢

le`amruke innehüm lefî sekratihim ya`mehûn.

Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Kelimeler
73

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ ۝٧٣

feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü müşriḳîn.

Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.

Kelimeler
74

فَجَعَلْنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ ۝٧٤

fece`alnâ `âliyehâ sâfilehâ veemṭarnâ `aleyhim ḥicâratem min siccîl.

Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

Kelimeler
75

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ ۝٧٥

inne fî ẕâlike leâyâtil lilmütevessimîn.

Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.

Kelimeler
76

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ ۝٧٦

veinnehâ lebisebîlim müḳîm.

Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.

Kelimeler
77

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ ۝٧٧

inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.

Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.

Kelimeler
78

وَإِن كَانَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَـٰلِمِينَ ۝٧٨

vein kâne aṣḥâbü-l'eyketi leżâlimîn.

Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.

Kelimeler
79

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ ۝٧٩

fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.

Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

Kelimeler
80

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝٨٠

veleḳad keẕẕebe aṣḥâbü-lḥicri-lmürselîn.

Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.

Kelimeler
81

وَءَاتَيْنَـٰهُمْ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ ۝٨١

veâteynâhüm âyâtinâ fekânû `anhâ mü`riḍîn.

Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı

Kelimeler
82

وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ ۝٨٢

vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.

Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

Kelimeler
83

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ ۝٨٣

feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü muṣbiḥîn.

Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.

Kelimeler
84

فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝٨٤

femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.

Kelimeler
85

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ ۖ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ ۝٨٥

vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi. veinne-ssâ`ate leâtiyetün faṣfeḥi-ṣṣafḥa-lcemîl.

Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.

Kelimeler
86

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّـٰقُ ٱلْعَلِيمُ ۝٨٦

inne rabbeke hüve-lḫallâḳu-l`alîm.

Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.

Kelimeler
87

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَـٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ ۝٨٧

veleḳad âteynâke seb`am mine-lmeŝânî velḳur'âne-l`ażîm.

Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.

Kelimeler
88

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ ۝٨٨

lâ temüddenne `ayneyke ilâ mâ metta`nâ bihî ezvâcem minhüm velâ taḥzen `aleyhim vaḫfiḍ cenâḥake lilmü'minîn.

Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.

Kelimeler
89

وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ ۝٨٩

veḳul innî ene-nneẕîru-lmübîn.

De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."

Kelimeler
90

كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ ۝٩٠

kemâ enzelnâ `ale-lmuḳtesimîn.

(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu