İçeriğe geç
26

Şuarâ Suresi

الشعراء

Ayet
227
İndiği yer
Mekkî
İniş sırası
47.
Cüz
19.
Kelime
1.320
Harf
5.630
Ebced
392.124

Mushaf'ta aç Surenin tamamı

112–136. ayetler gösteriliyor.

112

قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ۝١١٢

ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.

Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur."

Kelimeler
113

إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ ۝١١٣

in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.

"Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!"

Kelimeler
114

وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١١٤

vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.

"Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim."

Kelimeler
115

إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ ۝١١٥

in ene illâ neẕîrum mübîn.

"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Kelimeler
116

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ ۝١١٦

ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.

Dediler ki: "Ey Nuh! Eğer vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşa tutulanlardan olacaksın!"

Kelimeler
117

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ ۝١١٧

ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.

Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti."

Kelimeler
118

فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١١٨

feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.

"Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

Kelimeler
119

فَأَنجَيْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ ۝١١٩

feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.

Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.

Kelimeler
120

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ ۝١٢٠

ŝümme agraḳnâ ba`dü-lbâḳîn.

Sonra da arkasında kalanları suda boğduk.

Kelimeler
121

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ ۝١٢١

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

Kelimeler
122

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ۝١٢٢

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Kelimeler
123

كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٢٣

keẕẕebet `âdün-lmürselîn.

Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

Kelimeler
124

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٢٤

iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.

Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

Kelimeler
125

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ ۝١٢٥

innî leküm rasûlün emîn.

"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim."

Kelimeler
126

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ۝١٢٦

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

"Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

Kelimeler
127

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ۝١٢٧

vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

"Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. "

Kelimeler
128

أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ ۝١٢٨

etebnûne bikülli rî`in âyeten ta`beŝûn.

"Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?"

Kelimeler
129

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ ۝١٢٩

vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.

"Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?"

Kelimeler
130

وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ ۝١٣٠

veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

"Hem tuttuğunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz."

Kelimeler
131

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ۝١٣١

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

"Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

Kelimeler
132

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ ۝١٣٢

vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ ta`lemûn.

"O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"

Kelimeler
133

أَمَدَّكُم بِأَنْعَـٰمٍ وَبَنِينَ ۝١٣٣

emeddeküm bien`âmiv vebenîn.

"Davarlar, oğullar,"

Kelimeler
134

وَجَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ ۝١٣٤

vecennâtiv ve`uyûn.

"Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir."

Kelimeler
135

إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ ۝١٣٥

innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.

"Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum."

Kelimeler
136

قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ ۝١٣٦

ḳâlû sevâün `aleynâ eve`ażte em lem teküm mine-lvâ`iżîn.

"Dediler ki: "Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir."

Kelimeler

Okuma ayarları

Arapça yazı boyutu
Meal
Satır altı kelime meali
Okunuş (Latin harfleriyle)
Görünüm
Öneri kutusu