أَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا۟ وَيَعْفُ عَن كَثِيرٍ ٣٤
ev yûbiḳhünne bimâ kesebû veya`fü `an keŝîr.
Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.
Türkçe ya da Arapça bir kelime yazın. Arapça kelimelerde kök ve sözlük biçimine göre de sayabilirsiniz.
Örnekler: zeytin, incir, ع ل م kökü, يوم (gün), شهر (ay), en sık kökler
Harekesiz yazımı birebir "ويعف" olan kelimeler sayıldı. Ön ekli biçimler (و، ب، ل، ال) ayrı kelime sayılır; hepsini görmek için kök veya lemma seçin.
| Kelime | Tür | Ebced | Adet |
|---|---|---|---|
| وَيَعْفُ | Muzâri fiil | 166 | 1 |
أَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا۟ وَيَعْفُ عَن كَثِيرٍ ٣٤
ev yûbiḳhünne bimâ kesebû veya`fü `an keŝîr.
Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.